Ahmet Kutsi Tecer

(d. 4 Eylül 1901 Kudüs – ö. 23 Temmuz 1967 İstanbul) Türk şair ve tiyatro oyun yazarı.

Ailesi
Babası
Abdurahman bey aslen Erzincan Kemaliye’nin (Eğin) yakın bir köyü olan Apçağa’lıdır. Sıbyan mektepleri ile medreselerde eğitim almıştır.

Telgrafçılık öğrenmek amacıyla Tarsus’a gitmiş, akabinde İstanbul’da Telgraf Nezareti Mektebi’nde okumuştur. Karamürsel, Yalova, İzmir, Geyve, Bolu gibi yerlerde görev almıştır. Bolu’dayken baba, Hatice Hanım ile evlenir. Babanın ilk çocuğu Firuze (1884) doğar. Ondan altı yıl sonra Mustafa Besim (1890) ismini verdiği oğlu dünyaya gelir. Abdurrahman Bey, 1895 tarihinde Beyrut’a bağlı Kudüs Duyun-ı Umumiyesi müdürü olur. Ahmet Kutsi Tecer (1901) bu şehirde dünyaya gelir. Aile oradan Kırklareli’ne geçmiştir. Babanın bu tarihten ölümüne kadar hayatı hakkında pek bilgi yoktur.

Annesi
Tecer’in annesi Hatice Hanım’dır. Anne, 1858 Bolu doğumludur. 24 yaşında evlenmiştir. Tecer tatillerini “Annem” isimli şiirinde belirttiğine göre annesinin yanında geçirir. Annesinin ölümü hakkında bir bilgi yoktur.

Kardeşleri
Tecer’in kardeşleri Şerafettin, Mustafa Besim ve Firuze’dir. Firuze’nin eşi ile Ahmet Hamdi Tanpınar arasında sıkı bir dostluk vardır ve Tanpınar, Tecer’e yazdığı mektuplarda ablasına ve Besim’e selam söyler. Firuze’nin eşi Cevdet Baral, İzmir Askeri Hastanesi’nin başhekimidir.
Tecer’in ağabeyi Şerafettin, İstiklal Savaşı’nda şehit olmuş bir doktordur.
Besim Bey ise PTT Başmüfettişliğinde emekli olmuş,1953’te vefat etmiştir.

Ahmet Kutsi Tecer
Kudüs’te doğan Tecer, ilk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde; liseyi ise İstanbul Kadıköy’de okur. Ailenin son çocuğu olan Ahmet Kutsi’nin çocukluğu hakkında pek bilgi yoktur. Vatan Gazetesi’nde çocukluğuna dair yazmış olduğu birkaç yazı vardır.
Tecer sırasıyla Frereler Okulu (Kudüs), Kırklareli Numune Mektebi İdadisi (Kırklareli) , Kadıköy Sultanisi (İstanbul – yatılı, ücretsiz) okullarında eğitim görür. Liseden sonra 1918 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesi Felsefe Bölümü’nde yükseköğrenim yapar. Dergâh dergisi çevresindeki aydın gruba katılır.
Tecer’in ilk şiirlerinden olan “Bir Kadın Değildi, Gölgesinde Oturduğum Ağaç, Ben” şiirleri Dergâh Dergisi’nde yayınlanır. Fakültedeyken bir bursla Fransa’ya gidince öğrenimi yarıda kalır ve 1928 yılında geri döndüğünde öğrenimine devam ederek 1929’da eğitimini tamamlar. Tecer’in Fransızca, Arapça, İngilizce ve Farsça bildiği nakledilir ayrıca 1937 yılında İstanbul’dan Ankara’ya staj için gelen Meliha Hanım ile evlenir. Şair o sırada bakanlıkta görevlidir. Mehmet ve Leyle adında iki çocuğu dünyaya gelir evlilik sonrası. Âşık Veysel’in şiirlerine ve bestelerine de çok büyük katkıda bulundu.

Okumaya devam...  Fazıl Hüsnü Dağlarca

Paris Yılları
Birinci Dönem Paris Yılları
Tecer,1925-27 yıllarında Sorbonne Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde devlet tarafından sağlanan bir burs ile eğitim alır. Bu dönemde Tecer, Paris Milli Kütüphanesi’nde Cezayir Halk Şairleri yazmalarını bularak halk edebiyatımızın bilinmeyen bir yönünü ortaya çıkarır. Tecer’in “Paris Acıları” şiiri, şairin Paris’teki hayatını ve acılarını yansıtır. Şair, bu yıllarda Paris kültür ve sanat yaşamına katılır.1928 yılında Paris’ten İstanbul’a döner.

İkinci Dönem Paris Yılları
Tecer’in Paris hayatının ikinci dönemi, öğrencilik hayatından sonra Kültür Ataşeliği yapmak için gittiği dönemdir. Bu dönemde Atilla İlhan da Paris’te Nazım Hikmet’i hapisten çıkarmak için kurulan kurulda çalışmaktadır. Tecer yapılan macera olarak yorumlar ve Paris’te devlet memuru olarak bulunduğunu belirtir. Ayrıca Ahmet Kutsi, Paris’te İdil Biret’in müzik eğitimi için gerekli resmi çalışmaları düzenler.

Anadolu Yılları
Tecer,1928 yılında Paris’ten geri döner ve Halk Bilgisi Derneği’nin kurulan ilk şubesindeki işlerde çalışır. Halk Bilgisi Mecmuasında yazıları yayınlanır. 1929’da öğrenimini tamamlayarak felsefe bölümünden diplomasını alır. Önce Samsun’a tayini çıkar fakat gitmez. Sonra Ankara Erkek Lisesi’ne tayini çıkar ve orada Türkçe öğretmenliği ile yardımcı müdür görevleriyle işe başlar.

Sivas Yılları
Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü ve Öğretmen Okulu’nda Türkçe öğretmenliği ve edebiyat öğretmenliğinden sonra Tecer, Sivas Erkek Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak tayin edilir. Tecer ve arkadaşlar Sivas’ta çeşitli kültürel faaliyetlerde bulunurlar. Halk Şairlerini Koruma Derneği’ni kurduktan sonra Halk Şairleri Bayramı ‘nı gerçekleştirirler. Ayrıca Tecer, eğitim verdiği okulda Toplantı adıyla bir öğrenci dergisi çıkarır.

Halk Şairleri Bayramı için oyun ekipleri hazırlanır, davul-zurna takımları getirtilir, bölgenin her tarafından gelen saz şairleri dernek tarafından ağırlanır. Meydanda gösteriler, kapalı yerlerde şiir toplantıları yapılır. Bayram bir hafta sürer ve bayramın ikincisi bir takım politik güçlüklerden dolayı gerçekleştirilemez. Tecer, bu bayram vesilesi ile Âşık Veysel’i keşfeder ve onunla olan dostluğu başlar.
Ahmet Kutsi Tecer, 1932 yılında Sivas Maarif Müdürlüğü’ne atanır ve aynı okulda Fransızca dersler verir. Ayrıca Tecer, Kız Muallim Mektebi ve Kız Meslek Lisesi’nde de edebiyat öğretmenliği yapar.
Tecer, Sivas’ta dört yıla yakın bir süre kalmıştır.

Okumaya devam...  Émile Zola

Milletvekili Tecer
Tecer, 1942’den sonra Adana ve Urfa’da milletvekili olur. Bu dönemlerde Ahmet Kutsi, Ankara ve İstanbul’daki bazı fakültelerde dekanlık ücretleri arasında denklik olmadığını ve bu eşitsizliğinin giderilme isteğini belirtir. Tecer, milletvekilliği sırasında Halk Evleri Şenliği’ni düzenler ve kültür ağırlıklı siyasi çalışmalarda bulunur. 1945 yılındaki bir yazısında Taha Toros’tan yazmış olduğu Dadaloğlu kitabından çok fazla ister, Ziraat takvimini köylüler için gerekli bulur ve 3000 tane ister. Urfa milletvekili iken Çocuklar isimli kitaptan 2250 adet ister. Ali Rıza Yalgın’ın folklor ve etnografya çalışmalarını yapabilmesi için bir defalığına mahsus olarak para yardımı yapar.

Unesco ve Tecer
1948 yılında Ankara’da geçici bir UNESCO komitesi kurulur. Kurulan 12 kişilik komitede Tecer de bulunur. Tecer, konferanslara katılır, komitenin devamlılığı için yönetmeliğin hazırlanmasında yardımcı olur. UNESCO Yönetim Kurulu’na üye olan Tecer, ilerleyen dönemlerde idare heyetine seçilir. Konferanslara üye olarak gider, TV programlarında konuşma yapar, UNESCO hakkında yazılar yayınlar ve gözlemlerini açıklar.

Son Yıllar
Tecer, 1957’de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde estetik dersleri verir ve bu arada İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde öğretim üyesi olarak basın mesleğine yararlı olur. Bir yıl sonra altı hafta kalacağı Antalya’ya gider.
1961’de Viyana’da bir tiyatro kongresine katılır ve Paris’te yayınlanan Turkey Ancient Minsatures adlı UNESCO yayını olan kitabın hazırlanışında yardımcı olur.

Ölümü
Tecer, 23 Temmuz 1967 tarihinin pazar gecesi Vakıf Gureba Hastanesi’nde vefat eder. Birçok gazetede ölüm haberi çıkar ve ilk ölüm ilanını ailesi yayınlar. Cenaze namazı Şişli Camii’ nde kılınır ve cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilir. Ulus Dergisi’nde Tecer ile ilgili yazılar yayınlanır ve yazıda şairin biyografisi işlenir. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, UNESCO, Türkiye Tiyatro Yazarlar Birliği gibi kurumlar Tecer için gazetelere ölüm ilanı verir. Türk Folklor Araştırma Dergisi, Varlık Dergisi Tecer için özel sayılar çıkarır.

Okumaya devam...  Reşat Ekrem Koçu

Eserleri
İlk eseri Buket adlı bir tiyatro metnidir.

Şiirleri
İlk eseri 1932 yılında bastırdığı Şiirler kitabıdır. Bu eser sınırlı sayıda basıldığı için (250 adet) kütüphanelerde mevcut değildir. Bu şiirleri ile yeni bir şair kişiliği görülmektedir. Daha sonraki şiirleri Varlık, Oluş, Yücel, Ülkü, Türk Düşüncesi, Şadırvan, Türk Dili gibi dergilerde çıkar.
2002 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Tecer’in Bütün Şiirleri yayınlanır. Ahmet Kutsi, şiirlerini hece ölçüsünde ve yalın bir dille yazmış. Aşk, doğa, ölüm, özlem gibi konuları işlemiştir.

En çok bilinen “Orada Bir Köy Var Uzakta” adlı şiirini babasının memleketi olan Apçağa Köyü (Erzincan/Kemaliye) için yazmıştır.

Köylü Temsilleri
1940 yılında yayınlanan Köylü Temsilleri adlı kitabı seyirlik oyunlarımız üzerine yazılmıştır. Birkaç defa yayınlanan eser, büyük yankılar uyandırmıştır.

Tiyatro Eserleri
Tecer, tiyatro oyunları yazarak Türk Edebiyatı’ndaki büyük bir boşluğu doldurmuştur ve tiyatrocu kimliğini ispat etmiştir.

Köşe başı: İlk defa İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda oynanmıştır. The Neighbourhoodadıyla İngilizce ‘ye çevrilmiş, ABD’de sahneye konmuştur.1964 yılında Ankara’da basılmıştır.
Koçyiğit Köroğlu: İlk defa Ülkü’de yayınlanmıştır. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda 1949 ve 1961 yıllarında sahnelenmiştir.
Yazılan Bozulmaz:1946’da Ankara Devlet Konservatuarı Tatbikat sahnesinde oynanmıştır.
Bir Pazar Günü:1957’de Teknik Üniversitesi Tiyatrosu;1959’da genç oyuncular bu oyunu sahneye koymuşlardır.
Satılık Ev:1961’de İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*