“Akşamdan Kalma” Tabiri Nereden Geliyor?

Tarihte Uygulanan Akşamdan Kalma Tedavileri

Ailenizle, arkadaşlarınızla ve sevdiklerinizle geçirdiğiniz eğlenceli bir gecede alkolü fazla kaçırdığınız olmuştur. Bu durumda ise ertesi sabaha yoğun bir baş veya karın ağrısıyla uyanabilirsiniz. Bu duruma “hangover” yani “akşamdan kalma” deniyor. Baş ağrısı ve mide bulantısından kurtulmanız içinse alkolün ardından yapmanız gerekenler bulunuyor. Peki “akşamdan kalma” terimi ilk ne zaman kullanıldı, nereden geliyor ve neden bazı insanlar bu durumu hiç yaşamıyor? Tüm bu soruların yanıtı içeriğimizde.

Doğum günü partileri, düğünler ya da yılbaşı gecesi gibi özel günlerde zaman zaman hepimiz alkolün ucunu biraz kaçırabiliyoruz. Tabii böyle günlerin sabahında ise korkunç bir baş ağrısı ya da mide bulantısı yaşayabiliyoruz


Bu duruma “akşamdan kalma” adı veriliyor. Bazıları bu durumu aşamayıp günü komple yatakta geçirebiliyor. Peki bu “akşamdan kalma” terimi nereden geliyor

İrlanda asıllı Amerikalı Yazar F. Scott Fitzgerald, 1920’li yıllarda New York’taki yaşamdan yola çıkarak, “akşamdan kalmanın, İspanyol siestası gibi izin verilen bir durum olduğunu ve günün bir parçası haline geldiğini” belirtmişti

Ancak 21. yüzyılda bu duruma izin verilmesi pek mümkün değil. Çünkü günümüz dünyasında çalışma hayatı hemen hemen her şeyden daha ön planda tutuluyor.


Öte yandan Antik Roma’da Yazar olan Gaius Plinius Secundus alkol almadan önce midenin kavrulmuş koyun bağırsaklarından bir yemekle doldurulmasının tavsiye edildiğini açıklıyordu

Uzun yıllardır bir çözüm aranan akşamdan kalma konusuna dair araştırmalar ise yakın zamanda yapıldı ve birçok insanı etkileyen bu durum hakkında birtakım çözümler bulundu

Peki “akşamdan kalma” durumu nereden geliyor?

İlk olarak 3 bin yıldan daha uzun bir süre önce, vedik ilaçlarla ilgili bir Hint ders kitabı olan Susruta Samhita’da anlatıldı. Susuzluk, baş ve eklemlerde ağrı ile baş gösteren ve bilinen bir tedavisi olmayan durum olarak anlatıldı.

Okumaya devam...  Küçük Kızın Ölmeden Önce Evin Her Yerine Sakladığı Sevgi Dolu Notlar

Ancak akşamdan kalma kelimesi (hangover) yalnızca geçtiğimiz yüzyılda alkolle ilişkilendirildi. İlk olarak 19. yüzyılda İngilizce kelime dağarcığında, işle ilgili bir tanım olarak kendine yer buldu. 1904 yılında ise alkole atıfta bulunarak kullanılmaya başlandı.

Akşamdan kalma durumuna ne sebep oluyor?

Kandaki alkol düzeyi yükseldiğinde gelişen bir durum. Bu durum gelişerek, baş ağrısı, mide bulantısı, anksiyete, ağız kuruluğu, terleme, mide-bağırsak şikayetleri, konsantrasyon sorunları, baş dönmesi, uyuşukluk ve aşırı uyarılmaya yol açıyor.

Bu durumun sebeplerinden biri; vücudun alkollü içeceklerde bulunan bileşikleri metabolize etme şekli. Alkollü içecekler, içtikten yaklaşık 10 saat sonra vücudun toksinleri formaldehit ve formik aside parçalayarak kendinizi hasta hissetmenize neden olan çok az miktarda metanol (etanole ek olarak) içerir.

Uzun süredir devam eden bir başka bilimsel teori ise akşamdan kalma semptomlarının dehidrasyona (susuzluk) bağlı olduğu. Çünkü alkol, vücudun suyu yeniden emmesi için ihtiyaç duyduğu bir anti-diüretik hormonun üretimini azaltıyor. Bu hormon daha az üretildiğinde ise vücut idrara çıkma yoluyla sıvı kaybediyor. Bununla birlikte, susuz kalmak ağız kuruluğuna neden oluyor. Bu konudaki, biyolojik değişiklikler üzerine araştırmalar ise devam ediyor. Aşırı içkiden sonraki gün, hafıza kaybı, ruh hali değişiklikleri ve anksiyete gibi bağışıklık sistemi ve merkezi sinir sistemi üzerinde etkileri olan durumlar yaşanabiliyor. Vücut, kan dolaşımındaki alkol metabolitlerini işlemeye çalışırken, sitokin adı verilen küçük moleküller üretiyor. Sitokin reseptörleri, hafıza fonksiyonu için çok önemli bir beyin yapısı olan hipokampusta özellikle yoğun olarak bulunuyor. Bazı çalışmalar, artan serebral sitokin konsantrasyonunun zayıflığa, iştah azalmasına, hastalığa ve konsantre olamamaya neden olabileceğini gösteriyor.

Neden bazı insanlar akşamdan kalma durumu yaşamıyor?

Yapılan bir araştırmada alkol tükentenlerin yüzde 28’i hayatlarında hiç akşamdan kalma durumu yaşamadıklarını belirtti. Bazı insanların bunu yaşamamasının nedeninin genetik ve çevresel faktörlerin bir karışımı olduğu düşünülüyor. İki genotip – ADH1B ve ALDH2 – alkol tüketimini takiben yüzde veya vücutta kızarma veya lekelenme tepkisi ile ilişkilendiriliyor. Bazı araştırmalar, düzenli olarak alkollü içki içenlerde ağır akşamdan kalmanın daha yaygın olduğunu ve alkoliklerin en kötü akşamdan kalmaları yaşadığını gösteriyor.

Okumaya devam...  Neden Aşık Oluyoruz?

Akşamdan kalma durumu yaş ilerledikçe kötüleşiyor mu?

Bu konudaki yaygın görüş, yaş ilerledikçe akşamdan kalma semptomlarının daha şiddetli hale geldiği yönünde. Bunun nedeni ise ilerleyen yaşlarda vücudun alkolü metabolize etmede zorlanması. Ancak bilimsel bir bakış açısıyla, bunun doğru olduğunu gösteren çok az kanıt var. Bunun temel nedeni akşamdan kalma araştırmalarının neredeyse tamamen genç yetişkinler üzerinde yürütülmesi. Ancak yaş gruplarını karşılaştıran birkaç çalışma, aşırı içki içtikten sonra akşamdan kalma durumunun genç yaştaki insanlarda daha kötü etkilere sebep olduğunu buldu.

Ağır karbonhidratlı yiyecekler alkolün etkilerini azaltır mı?

Kızarmış yiyecekler sizi daha iyi hissettirebilir. Alkol içmek kan şekeri seviyenizi düşürür ve karbonhidrat ağırlıklı yemekler yemek bunları normale döndürmeye yardımcı olabilir.

Akşamdan kalma olmamak için mucize bir yöntem var mı? Tarihte uygulanan yöntemler neler?

Akşamdan kalma tedavisi arayışı, kayıtlı tarih kadar eski. Bilinen en eski tedavi yöntemi biyolojik temeli olan “köpek tüyü” yöntemi. Sarhoşluk aşamasında alkol içmeye devam ederseniz, vücudunuz metanolü toksinlere metabolize etmeyi bırakacak ve daha sonra metanolü bırakarak etanol işlemeye geri dönecektir.

Bu konuda yüzyıllar boyunca çeşitli maddeler denendi ve test edildi. Romalılar, alkol tarafından emilen bir amino asit olan sistein içerdiğinden, bazı yararlı etkileri olabilecek çiğ baykuş yumurtalarını tavsiye ettiler. Eski Asurlular, yer kuşlarının gagalarının ve mürlerinin daha şüpheli bir karışımını tüketmeyi seçtiler. Cengiz Han döneminde, Moğol savaşçıları koyun gözü turşusu yerken, ortaçağ Avrupa’sında doktorlar çiğ yılan balığı ve acı badem tavsiye ediyordu.

Kaynak: 1

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*