• Masallar

    Yıldız yağmuru

    Kış, beyaz ağaçlar yaratır topraktan; bazı insanlardan umutsuzluk yaratır, ama bir sevgi iliştirir bu umutsuzluğa, dünyanın en garip çiçeğini yaratır.  Annesi babası ölmüştü kızın, başında bir kukuletası sırtında yırtık bir elbisesi ve tüyleri yağmur yemiş bir paltosu vardı. Böyle bir kızın cebinde olsa olsa bir dilim ekmeği olur ancak, avucunda sıkı sıkı tuttuğu birazcık bozuk parası olur. Ama kış güveni nedense kaybolmamıştır. Kuşlara bakarak ısınmaya çalışır. Titrerken düşünüyordu kız.  -Bahar gelecek günün birinde Kar taneleri yerine tomurcuk yağacak gökten sincaplar ılıklığı yukarı taşıyacak. Kış baharın habercisidir, meleklere mektup yazar, gönderilmesini ister baharın bu arada yeryüzünü oyalar.  Bunları düşünürken yaşlı bir adam çıktı karşısına. -Param yok, karnım aç, dedi bana para…

  • Hikayeler

    Papatyalar Ağlamaz mı ?

    Çok küçüktüm onu tanidigimda. Kimi zaman büker boynunu, hüzünlenir kimi zaman içine kapanir, gizemlidir. Sevinçlidir kimi zaman da. Açilir saçilir nese verir etrafa. Çok mutludur. Kimden mi bahsediyorum? Papatyadan tabi ki… Hani gençligimizin baharinda bize öteki yüzünü gösteren sirdasimiz, arkadasimiz, ümitlerimiz olan papatyadan… Seviyor… Sevmiyor… Derken bize yaranabildi mi sanki? Yolup yolup bir kenara atmadik mi? Kimi zaman kizmadik mi, küsmedik mi? Sevdigimizin bizi çok sevdigini söyledigini söylerken başimiza taç etmedik mi? Önde olan hep hep bizim duygularimizdi. Ama o bize hiç küsmedi, kirilmadi. Vefasini hiç esirgemedi. Üstelik hep gülümsedi boyun bükerek önümüzde. Onun da aglayabilecegini hiç düsündünüz mü? Yagmur disinda papatyalari sulayan nedir sizce? Tabi ki gözyaslaridir. Papatyalarin kendi…

  • Hikayeler

    Olur ya Unutursam

    Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı. “Eski gazeteniz var mı, bayan?” Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. “İçeri girin de size kakao yapayım.” dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum. Oturma odasında ki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana döndü ve “Bayan, siz…

  • Genel,  Hikayeler

    Yağmur

    Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama… Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena… Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu? “Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı…

  • Şiirler

    Yağmurcu

    bir yağmur mevsimi sevişmeliyiz seninle o kapkara o deliniş gökkubbenin altında çılgınlar gibi ıslak çimenlerin üstünde boyluboyunca yağmur altında saatlerce günlerce hep benim olmalısın böyle serin, böyle soğuk baksana çıplak atlar üşüyor mu ne boyunlarında atkı ne üstlerinde yağmurluk bir yaz elbisesi giy öyle gel benimle yağmur altına ayakların çamurlu elbise tenine yapışmış olsun hep böyle kadın hep böyle istekli ve gözyaşların yağmura ıslanmış olsun. Ümit Yaşar Oğuzcan