• Masallar

    Kurt ile koyun

    Karakoyun otluyormuş. Bir ara başını kaldırmış. Bir de ne görsün? Çoban da sürü de görünürlerde yok! O sırada aç bir kurdun üstüne geldiğini görmüş. Çok korkmuş. Kurdun gözleri parlıyormuş. Koyun “Selam” demiş kurda. Kurt dişlerini gıcırdatmış: – Selam; sen burada ne arıyorsun? Biliyorsun ki bu dağlar benim. Seni şimdi yiyeyim de gör! Koyun hemen bir oyun düşünüp kurtulması gerektiğini anlamış. – Bak, demiş kurda. Ben bu dağların senin olduğuna inanmıyorum. Eğer doğru söylüyorsan bir yatırın türbesine gidelim. Sen orada mezara elini koyup yemin et. Sonra da beni ye. Kurt içinden “Önce yemin ederim, sonra da onu lokma lokma yerim” diye gülmüş. İkisi de gide gide bir ağacın altına varmışlar. Sürünün…

  • Masallar

    Kurt

    Dünya dünya olalı beri, hayvanlar arasında en oburlarından biridir kurt. Önüne gelen her şeyi, iyi kötü demeden yutar. Yiyecek bir şeyle karşılaştı mı, ağzına lamasıyla midesine indirmesi bir olur. Ama obur kurt, günün birinde bu açgözlülüğünün az kalsın kurbanı oluyormuş.İnce ama çelik gibi sağlam bir koyun kemiği boğazına saplanmış. Gözlerinden yaşlar akıtarak kemiği boğazından çıkartmaya çalışmış, ama ne mümkün! İnatçı kemik giderek daha derine saplanmış, kurda çok acı verir hale gelmiş. Artık nefes bile alamayan kurt çevresine bakınırken gözüne bataklıkta kurbağa arayan leylek ilişmiş: “Canım leylek, gözüm leylek. Ben seni çok severim bilirsin. Başım fena halde dertte! Boğazıma kemik saplandı. Eğer bana yardım edersen, hayatım kurtulacak! Yoksa ölmek üzereyim. Bu…

  • Masallar

    Kırmızı başlıklı kız

    Bir zamanlar küçük bir kız varmış. Annesi ona üzerinde kırmızı başlığı olan bir pelerin almış. Kız bu pelerini çok seviyormuş ve nereye gitse onu giyiyormuş. Bu nedenle de herkes ona Kırmızı Başlıklı Kız diyormuş. Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi. “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de, ona yaptığım şu çöreği götür.” Kırmızı Başlıklı Kız da elbisesini giymiş, üzerine kırmızı başlıklı pelerinini geçirmiş, başlığı çenesinin altında sıkıca bağlamış ve yola çıkmış. “Tavşan Ormanı’ndaki yoldan ayrılma sakın!” diye seslenmiş annesi arkasından. “Ayrılmam anne,” demiş Kırmızı Başlıklı Kız. Tam ormana girmiş, birkaç adım atmış ki, çalılıkların arasından bir ses duymuş. Yola birden bir kurt fırlamış. Kırmızı Başlıklı Kız korkusundan az…

  • Masallar

    Derisi yüzülen kurt

    Alman Masalı- Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar kendisine kötülük etmiş olan kurnaz tilkiden intikam almak için fırsat kollayan bir kurt varmış. Bir gün kurt ormanlar kralı aslanın hasta olduğunu duymuş. “Saygıdeğer kralım, sizin hasta olduğunuzu duydum, uzak yerden geldim, sırf size çare bulmak için dağları taşları aştım” demiş. Aslan, kurdun bu çabasından çok hoşlanmış: “Söyle bakalım nedir benim derdime çare?” “Sizin topraklarınızda şişman bir tilki yaşar. İşte o tilkinin derisini yüzüp karnınıza sarmanız lazım. Hastalığınıza birebir gelcektir.” Aslan tilkiye haber göndermiş: “Tez elden huzuruma çıkarılsın” diye buyurmuş. Kral emri vermiş vermesine ama, tilkinin de bu durumdan haberi olmuş. Kurnaz tilki zaten aslanın mağarasının altındaki dehlizlerde yaşar,kralın konuşmalarını duyarmış. Kurdun…

  • Masallar

    Çoban ve kurt

    Dağlardaki koyun sürülerinden birine aç bir kurt dadanmış. Çoban ne yapsa ne etse bu kurtla başa çıkamayacağını anlayınca sonunda çareyi bir çoban köpeği edinmekte bulmuş. Çoban köpeği gerçekten de kurda karşı yaman direniyormuş. Ama koyunların sayısı çok olduğundan kurt, bir o yandan bir bu yandan sürüye yaklaşıyor ve çoban köpeğinin bütün dikkatine rağmen sürüden koyun çalmayı beceriyormuş.Köpeğin canına tak etmiş kurdun oyunları. Uyuyamaz, dinlenemez olmuş. Sahibine karşı yüzünü kara çıkarmak da istemiyormuş.Sonunda köpek dayanamamış ve kurdu ininde bir gün ziyaret etmiş: “Kurt kardeş” demiş. “Tamam, seni anlıyorum, senin de karnın acıkıyor ve sana yiyecek veren bir sahibin de olmadığından bir yerden yiyecek bir şeyler bulmak zorundasın.Ama sana bu yakışır mı?…

  • Masallar

    Adil Paylaştırma

    Aslan, kurt ve tilki arkadaş olup avlanmaya çıkmışlar. Günün sonunda, bir öküz, bir keçi ve bir de tavşan avlayan kafadarlar avlarını bir mağaraya getirmişler. Aslan kurda dönerek “Hadi bakalım!” demiş. “Şu hayvanları paylaştır da karnımızı doyuralım.” Demiş. Kurt ezile büzüle: “Ey büyük sultanım.” Demiş. “Şu öküzü siz buyurun, keçi benim, tavşanda tilki kardeşin olsun.” Demiş. Aslan birden çok kızmış. Ve “Bre küstah!” demiş. Sen kim oluyorsun? Ben varken sana pay etmek düşer mi?” Sonra da bir pençe darbesiyle kurdu yere sermiş. Bu kez tilkiye dönüp “Öyle aval aval bakma da paylaştır şu avları bakalım.” Demiş. Tilki “Pay etmek haddim değil ama madem emir buyurdunuz söyleyeyim. Tavşan sabah kahvaltınız, öküz öğle…