• Hikayeler,  Yaşam

    Seyyahın hikayesi!

    Seyyahın yolu uzak bir diyarda şirin bir köye düşer. Köylülere, tanrı misafirini ağırlayacak biri var mı diye sorar. Köylüler, seyyaha, ancak çiftlik sahibi Süleyman diye birinin yardımcı olacağını ve oraya gitmesini söylerler. Seyyah yoldayken birkaç köylüyle daha sohbet eder. Köylülerden Süleyman’ın, o yörenin en zenginlerinden biri olduğunu birde Hasan isimli bir başka çiftlik sahibi olduğunu öğrenir. Seyyah, Süleyman’ın çiftliğine ulaşır. Köylülerin dedikleri gibi Süleyman misafirini çok iyi karşılar. Seyyah çiftlikte yer, içer ve dinlenir. Süleyman’a ve ailesine kendisini çok iyi ağırladıkları için teşekkür eder ve tekrar yola çıkmadan önce der ki: – Böyle nimetlerle ödüllendirildiğin ve zengin olduğun için hep şükretmelisin. Süleyman de seyyaha der ki: – Zenginlik dediğin nedir…

  • Masallar

    Fareli köyün kavalcısı

    Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellalken, pireler berberken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir köy varmış. Halkı mutluluk içinde yaşarmış. Günlerden bir gün köyün bütün evlerine fareler dolmuş. Binlerce fare köyün sokaklarında, evlerde dolaşıyorlarmış. Yatak odasına gitseler, mutfağa girseler farelerden geçilmiyormuş. Ne bulurlarsa yiyorlarmış. Halk ne yapacağını şaşırıp kalmış. Köy muhtarından bu işe bir çare bulmasını istemişler. Muhtarın da elinden bir şey gelmiyormuş. Böylece köyün adına fareli köy denmiş. Fareli köyün çocukları da, bu pis yaratıklarda bıkmışlar. Bir gün fareli köye bir çalgıcı gelmiş. Muhtara: “Eğer bana bir kese altın verirseniz, köyü farelerden temizlerim.” demiş. Bütün köy halkı bu habere sevinmişler.…

  • Efsaneler

    Kamberler Köyü Efsanesi

    Mehrikoz yakınlarında bulunan Kamberler Köyünde bulunan pınar köye hiç su vermezmiş. Her gece de sesler çıkarıp bağırırmış, köylüleri rahatsız edermiş. Köylüler susuzluktan ne yapacaklarını şaşırmışlar. İçmek için bile su bulamazlarmış. Köylüler bir araya gelip düşünüp taşınmışlar, başka bir yere göç etmeye karar vermişler. O gece pınarın yanından geçerken köyün çobanı durmuş, pınara doğru bakmaya başlamış. O sırada pınarın başında sarı saçlı güzel bir peri kızı belirmiş. Çoban şaşırmış kalmış. Peri kızı çobana doğru gelip. “Başka yere göç etmeyin. Her sene bana bensiz kara kuzu kesin suyunuz akacak” demiş. Çoban duyduklarını sonraki gün köylüye anlatmış. Sonraki gün, hemen burada bensiz bir kara kuzu bulunup kesilmiş ve aylardır akmayan sular birden akmaya…

  • Anılar

    Köye Yolculuk

    Köye gideceğimiz günü iple çekiyorum. Annem ve babamla birlikte gideceğiz. Otobüste cam tarafına oturacağım. Yol boyunca, otlakları, kuzuları, telefon direklerine konan kuşları, seyretmeye doyum olmuyor. Nihayet o gün geldi. Sabah erkenden kalktım. Hazırlanıp dışarı çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Sadece Dursun amcayı gördüm. Dükkanın kepenklerini kaldırıyordu. Benim gezindiğimi farkedince : – Hayrola delikanlı, dedi. Bu gün pek erkencisin. – Köye gideceğiz de. Dursun amca, sırtımdaki yeni elbisemi göstererek : -Sırtındakileri gören de düğüne gidecek sanır. Cevap vermedim. Allah biliyor ya, biraz da kızdım. Insan her zaman temiz ve düzenli giyinmek zorunda değil miydi ? ayrıca, dayımın oğlu Yücel’ i çok seviyordum. O da beni çok severdi. Bahçedeki erik ve kayısıların en…

  • Anılar

    Köyde Düğün

    Bizim köyde yapılan düğünlere, bütün köy, kadınıyla çocuğuyla erkeğiyle kendiliğinden çağrılıdır. Hele çocuklar, küçük kızlar, hiçbir düğünü kaçırmazlar. Düğün evinde yiyip içmezlerse de çıkıp oynayanları, türkü söyleyenleri, gelini, gelinin çeyizlerini görürler. Yine köyde düğün vardı. Biz de Emine teyzenin peşine takılıp gittik. Gelin kızın çeyiyzi, iplere asılmış, rüzgârda bayrak gibi sallanıyordu. Çeşit çeşit basma, pazen entariler, patiska gömlekler, fanilalar, işlemeli yastık yüzleri, karyola etekleri, ocaklık örtüleri, mendiller, avlunun dört bir yanında sonbaharın tatlı rüzgârıyla sallanıp duruyordu. Avluda bahçeyi tıklım tıklım doldurmuş olan, kadınlar, genç kızlar, nineler, darbuka yardımıyla söylenen türkülere uyarak oynadılar. Çevreki evlerin damlarına çıkmış olan erkekler, özellikle gençler, delikanlılar onları seyrediyorlardı. Erkeklerin kızları, ondan sonra da kızların, kadınların…

  • Hikayeler

    Kuyuya Düşen İnek

    Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin ineği, kuyunun birine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın, inek bu. Düşmüş işte. Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü. Zavallı ineği kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini ineği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı. Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı. Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun…