• Hikayeler

    VE TANRI KADINI YARATTI

    Altıncı gün dolmak üzereydi Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu. Bir melek çıkageldi. Tanrı’ya; – Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun? diye sordu. Tanrı yanıt verdi: – Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum. dedi. – Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum. Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum. Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli, Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli. Düşen bir çocuğun kanayan dizini de, Yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli… Melek sordu: – Kaç eli, kaç kolu olacak? – Sadece iki. – İki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini… – Hepsi bu değil… Kendi yaralarını da kendi sarabilecek. Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda…

  • Şarap

    1, 2 ve 3 Kadeh Şarap Sonrasında İnsanlardaki Sevimli Değişim

    Brezilya’da yaşayan fotoğrafçı Marcos Alberti şarabın “ilk kadehi yemek yanına, ikinci kadehi aşka, üçüncü kadehi ise kargaşaya hizmet eder…” sözünden yola çıkarak hazırladığı “3 Kadeh Şarap” projesi ile ilginç görüntüler ortaya çıkartmış. Alberti ilk olarak stüdyosuna davet ettiği modeller ve arkadaşlarının ilk hallerinin fotoğraflarını çekti. Daha sonra sırasıyla 1 kadeh, 2 kadeh ve 3 kadeh şarap içirdikten sonra fotoğraflarını çekerek ilk ve üçüncü kadehten sonra nasıl göründüklerini gösterdi. İşte sırasıyla her kadehin modelleri üzerinde bıraktığı etki…   Ceren K. Kaynak:http://www.aylakkarga.com/1-2-ve-3-kadeh-sarap-sonrasinda-insanlar-nasil-gorunuyor/

  • Yaşam

    Nazım Hikmet’e Aşklarıyla İlham Vermiş 12 Özel Kadın

    Sizler için Piraye, Münevver ve Vera başta olmak üzere Nazım Hikmet’e ilham kaynağı olmuş 12 kadını ve Nazım’ın onlara yazdığı şiirleri derledik. 1. Sabiha Hanım Nazım’ın çocukluk çağındaki ilk aşkı Abdülhamit Devri’nin ünlü valilerinden birisinin kızı olan Sabiha Hanım’dır. Nazım, Sabiha Hanım için “Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki” nakaratlı ünlü şiiri yazar: “Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki Çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken Bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.” 2. Azize Hanım Yaş 17… Nazım da yine aşık. Bu kez ünlü bir doktorun baldızı olan Azize Hanım. Nazım…

  • Şiirler

    Kırılgan

    Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı Saldırgan diyorlar bana Oysa kırılganım ben Gözyaşlarım mücevher Saklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateşten Ürküyorlar dilimdeki zehirden Ürküyorlar o dur durak bilmeyen Gözükara cesaretimden Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı BİR YANIM BUZ SARAYI… Murathan MUNGAN

  • Genel,  Yaşam

    Kadın kadının düşmanıdır

    Kadınların arasında yaşanan çekişme her daim erkeklerin işine yarıyor ve kadının özgürlüğünün önündeki en büyük engel yine kadın oluyor. Özellikle son dönemde erkeklerin kadınları ne kadar mağdur ettikleri, hem fiziksel hem de psikolojik şiddet yoluyla ruhlarını ve bedenlerini nasıl acıttıklarını her gün izliyor ve dinliyoruz. Bu şiddet dolu sahnelerde her daim başrolü erkekler oynuyor olsalar da aslında hikayelerin kilit kahramanları hep “diğer kadınlar” oluyor. Kadının önündeki en büyük engel kadın “Bu diğer kadınlar” kimi zaman bir kayınvalide, en yakın arkadaş, elti ya da kız kardeş gibi kimliklerde karşımıza çıkabiliyor. Bu kadınlar mağdur bırakılan kadınlara destek ve yardımcı olmaktansa erkeklerin yanında yer alıp aşağılanan hemcinslerini, bir rakiplerinin zarar görmesinden duydukları sevinç…

  • Genel,  Yaşam

    Bir kadın olarak SUSMA!

    Susma kadın! Hor görülmeye, ezilmeye, kadın kelimesinin utanç olarak görülmesine daha ne kadar tahammül edeceksin? O saatte orada ne işi varmış? O kıyafetle de dışarı çıkılır mı kardeşim? Şimdi gel de buna laf atma! Saat 11’de kadının ne işi var orada? Kadın mıdır kız mıdır belli değil! Bir kadın olarak sus! İtaat et rahat et! Okuma! Evlen: Erken evlen! İstediğimle evlen! Çocuk doğur! Unut! Unut kendini! Unut benliğini! Unut kadınlığını! Unut ki törpülenesin! Unut ki hüküm sürebilsinler hayatında! Toplum pek sever bunu hele ki kadınsan. Kadınsan eğer senin kendi hayatında kendi yönlendirmelerinde yoktur, olamaz da. Toplum her seferinde senin yerine verir kararı. Kıyafet cüretkardır, gülüşün kışkırtıcı, dışarı da olduğun saat…

  • Yaşam

    Egemen toplumun “malzemesi” kadın: Fingirdek, ağzı bozuk ve muhtemelen fahişe

    Evrensel ve aşılması güç duran birçok tabu ile hayatlarımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. Kimimiz bu mücadelenin içinde vurulup öldürülürken geri kalanımız hayatının sonuna kadar bunlarla mücadele ederek veyahut içinde bulunduğu haksız ve aşağılık durumun farkına varmadan yaşayıp gidiyor. Bu toplumda kadınsan en aşağılık ünvanların sahibisindir. Erkeklerin o aşağılık güç gösterilerinin, küfürlerinin malzemesi! Bir toplumun kadınları ve erkeleri tanımlamada kullandığı kelimeleri göz önüne getirmek, o toplum hakkında fikir edinmek için yeterlidir. Mesala kadınları takdir etmede ve lanetlemede sayısız sıfat vardır; aşüfte, hafifmeşrep, hercai, şuh, baştan çıkarıcı, ayartıcı, yollu, kevaşe, meyilli, şıllık, orospu, kaltak, oynak, fingirdek, yırtık, kokoş, koket, yosma, yelloz, kaldırım serçesi, fahişe, hayat kadını, eksik etek, kaşık düşmanı, şeytan, fettan, gönülçelen……

  • Yaşam

    Kadın doğulmaz, kadın olunur

    “Etrafımızdaki dünyanın sarsıcı boyutlarına, cehaletimizin yoğunluğuna, bizi bekleyen felâket risklerine ve o muazzam topluluk içindeki bireysel zayıflığımıza rağmen, gerçek şu ki varlığımız kendi sınırlılığı içinde, sonsuza açılan bir sonluluk içinde sürdürme irademizi kullanırsak tamamen özgür oluruz. Ve aslında, gerçek aşkları, gerçek başkaldırıları, gerçek düşleri ve gerçek iradeyi tanımış olan her insan bilir ki, hedeflerinden emin olmak hiç kimsenin iznine, güvencesine muhtaç değildir; O kesinlik duygusu kendi içgüdüsünden kaynaklanır.” 9 Ocak 1908’, bir kış günü,de Paris’te bir kız çocuğu dünyaya gelir. Adını Simone koyarlar. Babası George Bertrand de Beauvoir bir hukukçu, annesi Françoise zengin bir bankerin koyu Katolik bir kızıdır. Simone, önce bir Katolik okulunda matematik, sonra Sainte-Marie enstitüsünde dil ve…

  • Genel,  Yaşam

    Oynadıkları Rollerle Femme Fatale Olabilecek Yeşilçam Karakterleri

    Femme fatale, ilişkiye girdiği erkeklere sonunda büyük sıkıntılar yaşatan çekici ve baştan çıkarıcı kadın anlamına geliyor. Yeşilçam’da bu tanıma uygun olabilecek kadınları Sözlük yazarı ”kaedeoky” sıralamış. hürrem sultan, kanlı nigar gibi gerçek ve hayali karakterlerin bol olduğu tarihimizde türk sinemasında ise tam anlamıyla bu tehlikeli kadın modeli resmedilmez. etkilenmeler açıktır ama kadın üzerinden dönmez film. ben de kendime göre, femme fatale olabilecekken olamamış, ucundan dönmüş yeşilçam aktristlerini değerlendirdim. genellikle komedi filmlerinden seçmeler yaptım. cüneyt arkın-filiz akın / kartal tibet-hülya koçyiğit ve kadir inanır-türkan şoray ikililerinin oynadığı filmlerde bu türde çok fazla yan karakter yer alıyor ama tam manasıyla karikatürize etmek ve hiciv içermesi açısından komedi filmleri bu konuda daha yaratıcı…

  • Genel,  Yaşam

    Kadınlar

    KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar. Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde “yetim-öksüz” kalan çok olur: Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler… Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların. Sık sık boynunu büker “sarıkız”. O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının. Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz. * Bir kadın gittiğinde… Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci… Bir anne gider… Bir dost… Bir arkadaş… Bir sevgili… Ne çok kişi yok olur bir kadın…