• Hikayeler,  Yaşam

    Son Yaprak

    New York’un düşük kiraları yüzünden sanatçılarla dolu olan Greenwich Village’ında üç katlı bir binanın en üst katındaydı Sue ve Johnsy’nin stüdyoları. Amerikanın 2 ayrı ucundan gelen kızlar bir lokantada tanışmış ve ortak sanat zevkleri olduğunu anlayınca ortak bir ev tutmaya karar vermişlerdi. Bu olay Mayıs ayındaydı. Kasım ayında ise bölgeye doktorların zatürre adını verdiği soğuk bir yabancı gelip buz gibi parmaklarıyla orayı burayı yoklamaya başlamıştı. Bay Zatürre erkek adam diye nitelendirilen kişilerden değildi. California rüzgarlarıyla kanı sulanmış ufak tefek, ince yapılı bir kızcağız olan Johnsy’yi de yatağa sermişti. Zavallı kızcağız demir karyolasına yatmış, yandaki evin tuğla duvarlarını seyrederek kıpırdamadan yatıyordu doktor geldiğinde. Doktor kır kaşlarını sağa sola oynatarak Sue’yu koridora…

  • Hikayeler

    Pencere

    Bir hastanede ölümü bekleyen hastaların koğuşu, koğuşta bir oda, odada iki yatak, iki hasta. Birisi pencerenin önünde, öteki duvar dibinde. Yaşamlarının şu son döneminde sabahtan akşama pencereden bakıp, tüm gördüklerini duvar dibinde olduğundan hiçbir şey göremeyen arkadaşına aktarır. Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif olmalı… Beyaz yelkenliler belli belirsiz ilerliyor… Park henüz tenha… Salıncakların ikisi dolu, ikisi boş… Erguvanlar bugün çıldırmış, öyle bir çiçek açtı ki; etraf mordan gecilmiyor… Erikler desen gelinden farksız… Eyvah miniklerden biri düştü. Annesi yetişti bağrına basıyor çocuğu… Neyse çocuk sustu. Gülüyor şimdi… Her gün böyle sürüp gidiyor ve adam her gördüğünü anlatıyordu. Bir gün ansızın, müthiş bir kriz geçirir pencerenin yanındaki. Duvar dibindeki düğmeye…

  • Hikayeler

    Hacer Menekşe

    Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı. Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı. Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi… “Her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar?” diye düşündü, durdu Hande… Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu yüzden bu kadar güzeldi. Küçücük kafası o gün herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli olursun yargısına varmıştı. Daha o yıllarda farklı olmak için uğraş vermeye başladı. İlk, kimsenin yanına oturmak…

  • Hikayeler

    Evliya

    Yaşlı adamın hastalığına çare bulunamayınca, kendisine evliya denilen birinin adresini vermişler. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın köşesinde simit satan 6 – 7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu. Adam, o yaştaki çocukların tamamen günahsız olduğunu düşünerek yoluna devam ederken, aniden duruverdi. Simitçinin üzerindeki eski tişörtün üzerinde bir “E” harfi yazılıydı. Ve bu “E” mutlaka evilyanın “E” si olmalıydı… Aradığı evliyaya bu kadar çabuk ulaşmanın heyecanıyla yanına gidip bir simit aldıktan sonra; – “Doktorlar benim hasta olduğumu söylediler,” dedi. “İyileşmem için bana dua eder misin?”…

  • Hikayeler

    Bir Bardak Süt

    Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak icin kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. O gün hiç bir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı.Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi.Kapıyı açan sevimli genç bayanı gürünce utandı.Yiyecek bir şeyler yerine “Affedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim?”diyebildi yalnızca.Genç bayan çocuğun aç olabileceğini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona.çocuk sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra”çok teşekkür ederim,borcum ne kadar?”diye sordu genç bayana. Genç bayan,”Borcunuz yok” diyerek yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti;”Annem, gösterdiğimiz şefkat ve nezaket karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini beklemememizi öğretti bize” dedi.çocuk”O halde çok teşekkürler, yürekten teşekkür ederim size” dedi.Howard…