• Hikayeler,  Masallar

    Gül Bahçesi

    Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış.. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şovalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş… Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş… Ama kız onu da reddetmiş… Aradan uzun yıllar geçmiş.. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış…Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk cocuğa karışmış… Birgün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel, küçük kasabaya düşmüş.. Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş… Yaşlı…

  • Genel,  Yaşam

    AŞK.. RÜYA’DAN GERÇEĞE AŞK’A YOLCULUK..

    Sisli bir yerdeyim.. Çok üzgünüm.. Nedenini tam da bilmiyorum.. Can’ım yanıyor.. Kalbim çok acıyor.. Tek bildiğim bu.. Neden, nasıl, n’oldu da canım böyle yandı?! Kim yaktı canımı bunca? Bu acı yeni mi oldu?! Yoksa hep oradaydı da ben mi yeni farkediyorum acaba?! Hiç bilmiyorum.. Zaten neyi biliyor ki şu insan oğlu/kızı halimiz?! Hiç.. Öle işte. Canım yanıyor biliyor musunuz?!.. Bilin ya!!! Çok yanıyor.. Gözlerimden yaşlar süzülerek akmaya başlıyor.. İyice dalıyorum sislere doğru.. Sessizce suda kayarcasına ilerleyen kayıkta, yüzüme vuran nemli sisin etkisi gözyaşlarımı destekliyor adeta.. Doğalca kolayca akıyorlar hiç zahmetsiz.. Hep bu anı beklemişler sanki.. Doğalca akıp yollarını buluyorlar yüzümden göğsüme tam iki göğsümün arasından yüreğime ulaşıyor tıpkı doğal yatağını…

  • Masallar

    Güzel ve çirkin

    Madame de Beaumont Bir zamanlar zengin bir tüccar varmış. Üç kızı olan bu tüccarın kızlarının ikisi son derece bencilmiş. Ama üçüncüsü, yani adı Güzel olanı hem iyi hem de sevgi doluymuş. Bir gün tüccar, gemilerinin şiddetli bir fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam varını yoğunu kaybetmiş, geriye bir tek kasabadaki küçük evi kalmış. Açgözlü iki kardeş bu durumdan hiç hoşlanmamışlar. Yatakta yatmak ve oflayıp puflamaktan başka bir şey yapmaz olmuşlar. Evin bütün işleri Güzel’e kalmış. Bir zaman sonra tüccar kayıp gemilerinden birinin limana ulaştığını duymuş. Haberin doğru olup olmadığını öğrenmek için yola çıkmadan önce kızlarına, dönüşte size ne hediye getireyim, diye sormuş. Açgözlü iki kardeşin neşeleri hemen yerine gelmiş. “Elbiseler…

  • Hikayeler

    Rosa

    Bir zamanlar uzak diyarlarda küçük bir kasabada dürüst ve çalışkan bir genç yaşarmış. Tüm gün ustasından öğrendiği gibi demir döver kasabanın tüm ihtiyaçlarını giderirmiş. Sutean adındaki bu genç adam herkes tarafından sevilen sayılan biriymiş. Bir gün dükkanına eski bir tencereyi tamir ettirmek isteyen hizmetçisi ile birlikte Rosa adında çok çok güzel bir kız gelmiş.. Sutean görür görmez bu kıza aşık olmuş, ama kız ona fazla yüz vermemiş. Tencereyi bırakıp dükkandan çıkmış. Güzel kızın ayrılması ile birlikte sanki dükkandaki ateş sönmüş; demirci Sutean’in kalbini buz gibi bir şey kaplamış. Güzel kızın kalbini kazanabilmek için bir çare aramaya başlamış. Ocağının başına oturmuş düşünürken bir parça demir almış ve onu şekillendirmeye başlamış. Çalıştıkça…

  • Hikayeler

    Ödenmeyen Gün

    Güzeller güzeli bir prensese, 22 yaşındayken bir beyefendi sürpriz bir teklifle gelir. Hasta kızı için gençlik yılları aradığını söyler ve “Bana gençliğinizden bir yıl ödünç verirseniz, ömrünüz sona ermeden onu gün gün size geri ödeyeceğim” der. Prenses henüz o kadar gençtir ki, cömertçe gözden çıkarır bir yılı; ödünç verir beyefendiye… 23 yerine 24 yaşına basar o yıl yaş gününde… Yıllar yılı hatırlamaz verdiği borcu… Ancak; ne zaman ki 40 yaşını aşar ve o dillere destan güzelliği bozulmaya yüz tutar; arar beyefendiyi ve 365 günlük alacağını tek tek tahsil etmeye başlar. Özellikle balo günleri, bütün çizgileri yok olmuş bir yüzle ve körpe bir bedenle girer salonlara… Gece, odasına sızmayı başaran aşıkları,…

  • Genel,  Hikayeler

    Güzel Çirkin

    Bir gün güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar, ve dediler ‘…haydi denize girelim’ ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler. Bir süre sonra çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin giysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı kendi giysilerini bulamadı, ama çıplak olmak utandırıyordu onu çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik. O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki giysi onu gözlerinden gizleyemez Halil Cibran

  • Hikayeler

    Evim

    Tabloları ile ün yapmış bir ressam, günün birinde en güzel yapıtını yapmaya karar verdi. Konu bulmak için kent dışında dolaşmaya çıktı. Ressamı tanıyan biri, “Böyle nereye gidiyorsun, dostum?” diye sordu. Ressam, “Bilmiyorum, dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmak istiyorum” diye yanıt verdi. “Belki siz dünyanın en güzel şeyinin ne olduğunu söyleyebilirsiniz.” Adam biraz düşündükten sonra, “Kolay” dedi. “Dünyanın neresine giderseniz gidin, en güzel şeyin inanç olduğunu göreceksiniz.” Ressam yanıt vermeden yoluna devam etti. Daha sonra çok saygı duyduğu bir adama rastladı. Ona dünyanın en güzel şeyinin ne olabileceğini sordu. İkinci adam da bir süre düşündükten sonra şunları söyledi: “Dünyanın en güzel şeyi aşktır. Yoksulları zenginleştiren, gözyaşlarını tatlılaştıran, azı çok yapan…

  • Hikayeler

    En Güzel Kalp

    Genç bir adam kentin merkezinde durmuş,o yöredeki en güzel kalbin kendi kalbi olduğunu söylüyordu. Çevresinde büyük bir kalabalık olmuştu.Herkes en küçük bir leke ya da çatlak olmayan bu kalbe imrenerek bakıyor, onun güzelliğini konuşuyordu. Sonunda hepsi de bu kalbin gördükleri en güzel kalp olduğuna karar verdiler.Genç adam çok gururlandı ve daha yüksek sesle kalbini övmeye başladı. Aniden kalabalığın önünde yaşlı bir adam ortaya çıktı kalbinin güzelliğini öven bu adama seslendi; ”Bir dakika genç adam’dedi”senin kalbin benimki kadar güzel değil.’ kalabalık ve genç adam hep birlikte yaşlı adamın kalbine baktılar. Çok güçlü atıyordu ama izler ve yarıklarla doluydu.Kimi parçaları yok olmuştu, kimi parçaların yerine küçük küçük parçalar konmuştu,ancak bunlar tam yerine…

  • Şiirler

    Beni Güzel Hatırla

    Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar… Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu… Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. Uyandın ve ben bittim… Beni güzel hatırla! Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini… Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın. Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni üzdün, kınamadım. Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım… Beni güzel hatırla! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. Sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim… Senden öncekiler gibi sen de anlamadın. Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar… Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine…

  • Şiirler

    Avara

    Yeter olsun yeter olsun çok ağlattın yeter olsun O kızıl saçlarını çözen benden beter olsun Karadır kaşlarım kara, sineme açtın yara Beni dünyada avara eden bin beter olsun Ah güzel geçersen elime çekerim seni yenide Benim şimdiki halime gülen bin beter olsun Karadır kaşlarım kara, sineme açtın yara Beni dünyada avara eden bin beter olsun Karacaoğlan