• Hikayeler

    Sarı Gül

      Çamurlu, kirli bir akşam… Salon kalabalık. Sigara dumanlarının göz yakıcı acı kokulu havası sarmış ortalığı… Buğulu camların gerisinden dışarıyı ve içeriyi seçmek güç. Kapının devinimi, garsonunkinden daha telaşlı… İletişimin önemini vurgulayan ses kayımı içinde sözcükler insafsızca harcanmakta. Kız öğrencilerin çığırtkan, kesik konuşmaları arasına karışan iddialı erkek sesleri yükseliyor. Çekingen gözlerimin aksine, çevik adımlarla kaynaşan insan kalabalığının arasından sıyrılarak kendime bir masa buluyorum. Bekleyişin rahatlatıcı havasına bir çay söyleyerek hazırlanıyorum. SARI GÜL’ün her günkü olağan görüntüsü, alışılageldik gürültüsü yineleniyor. Birbirine çarpan ses uğultuları arasında dalıp dalıp gidiyorum. Belli belirsiz düşünceler, umarsızlığımda birbirini kovalıyor. Ergen devinimlerin yaşandığı bu yerde oturmayı, seni beklemeyi argın yüreğim kaldırmıyor, ama geleceksin birazdan, biliyorum, katlanabilirim. Suçlu…

  • Hikayeler,  Masallar

    Gül Bahçesi

    Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış.. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şovalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş… Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş… Ama kız onu da reddetmiş… Aradan uzun yıllar geçmiş.. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış…Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk cocuğa karışmış… Birgün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel, küçük kasabaya düşmüş.. Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş… Yaşlı…

  • Hikayeler

    Rosa

    Bir zamanlar uzak diyarlarda küçük bir kasabada dürüst ve çalışkan bir genç yaşarmış. Tüm gün ustasından öğrendiği gibi demir döver kasabanın tüm ihtiyaçlarını giderirmiş. Sutean adındaki bu genç adam herkes tarafından sevilen sayılan biriymiş. Bir gün dükkanına eski bir tencereyi tamir ettirmek isteyen hizmetçisi ile birlikte Rosa adında çok çok güzel bir kız gelmiş.. Sutean görür görmez bu kıza aşık olmuş, ama kız ona fazla yüz vermemiş. Tencereyi bırakıp dükkandan çıkmış. Güzel kızın ayrılması ile birlikte sanki dükkandaki ateş sönmüş; demirci Sutean’in kalbini buz gibi bir şey kaplamış. Güzel kızın kalbini kazanabilmek için bir çare aramaya başlamış. Ocağının başına oturmuş düşünürken bir parça demir almış ve onu şekillendirmeye başlamış. Çalıştıkça…

  • Hikayeler

    Ölümsüz Sevgi

    Genç adam kollarında bir buket çiçek, sahile koşarak geldi. Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller… Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler. Buram buram sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller… Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, “Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum” dedi. Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse kalbi hep böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini…

  • Hikayeler

    Ölümsüz Kırmızı Güller

    Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da Kocasının sevgili Rose idi…Her Sevgililer Gününde kapısının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmışıtı.Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte. Her yıl güllere iliştirdigi karta ayni cümleleri yazardı : “Seni bu sene, geçen senekinden daha çok seviyorum.” Birden, bunların son gülleri oldugunu düsündü. Önceden ısmarlamış olmalıydı. Öleceğini nasıl bilebilirdi? Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi. Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti, vazoya yerleştirdi. Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine, gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce gülleri ve fotografı seyretti. Sessizce……

  • Hikayeler

    Gül Kız

    Genç adam, hergün işe giderken, yolunun üzerindeki, güllerle dolu bahçeye bakmadan geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller, içini neşeyle, sevinçle dolduruyordu. Günler geçtikçe güllere bakan gözleri, bahçedeki eve takılmaya başladı. Çünkü, son günlerde o evde, tül perdenin gerisinde bir genç kızın silüetini görüyordu. Her geçişinde güllere ve pencerede belli-belirsiz görünüp kaybolan genç kıza bakmadan edemiyordu. Bir sabah her zamankinden daha erken yola çıktı. Bahçenin önüne geldiğinde yüreğinin titrediğini, içinin ürperdiğini hissetti; her gün tül perdenin arkasında gördüğü kız, bahçede gülleri suluyordu. Güzel kız, genç adamı görünce yüzü kızararak içeri kaçtı. Adam, genç kızın hayali gözlerinden kaybolmasın diye gayret eder gibi, gözlerini bir güle dikerek öylece kalakaldı. Gördüğü güzelliğin etkisinde kalmış…

  • Hikayeler,  Yaşam

    Kır çiçekleri

    Gül için dikenine katlanabileceklerini söyleyenlerdir, kır çiçeklerini göremeyecek kadar güle bağlanmış olanlar ‘Gül’ derler, başka bir şey demezler üstüne… Ömürleri güllere ulaşmak için tükenirken, ehemmiyet vermezler, ayak altında kalan, gül kadar narin, gül kadar güzel ama güzelliği fark edilmeyen kır çiçeklerine. Mutlu olma sevdasına düşmüşlerdir kendilerince. Mutlu olmak için zorluklara katlandıklarını bile söyleyebilirler. Onlar için güzel bellidir artık. Takvim yaprakları birer birer düşerken, kimi zaman yol katedemediklerine üzülürler. Oysa güzellikler yanıbaşlarındadır her zaman, ama onlar her zaman güzellikleri uzakta aramak sevdasındadırlar. Uzaktaki kıymetlidir; zorluklarla elde edilen değerlidir; aradığında elinin altında olmayan güzeldir, derler. Yanıldıkları tek nokta var: Onlar hep uzaklara bakarken, birileri katlanmıştır, onun güzel bulmadıklarına, birileri kıymet vermiştir kır…

  • Genel,  Hikayeler

    Gönlümün Gülü Nurten

    Ne kadar güzeldi Nurten. Onu görünce içime erken baharlar gelir, güller açardı. Gönlümün güzeliydi, hayallerimin sahibi, …o bilmezdi. Çekip gitmekten bahsederdi, kırardı kalbimi bilmeden, aldırmadan. Gezmek isterdi diyar diyar durmadan. Kendince resim yapar, şiirler yazardı. Aşk romanları okur, hayaller kurardı, çok uzaklardan. Şarkılarında yerim yoktu. O güz, ondördündeydim henüz. O, onbeşinde bir dünya güzeli. Bambaşkaydı düşleri, bambaşkaydı hayali. Okul dönüşlerinde, kapımızdan geçerdi. Biraz yorgun, biraz dalgın, daha çok kederli. Bazen, gecekondularının önünde bekler, annesi bakkaldan gelirdi. Çok zaman, mahallenin fakirliğinden şikâyet ederdi, ablam Asuman’a. Ben hayallerimde, dönüşürdüm onu kurtaran kahramana. Bilmezdim ki; hayaller, biz yaklaştıkça uzaklaşır, bilmezdim ki; fakirler için mutluluk düşlerde yaşanır. Mahallemizin, az sayıdaki zenginlerinden Mithat amcaların oğluna…