• Masallar

    Küçük deniz kızı

    Bir zamanlar altı güzel kızı olan bir kral varmış. Ama bu kral insanların kralı değilmiş. Ülkesi dalgaların altında balıkların değerli taşlar gibi parıldadığı bir ülkeymiş. Genç prenseslerin anneleri çoktan ölmüş ve onları büyükanneleri büyütmüş. İçlerinde en güzelleri en küçük olanıymış. Saçları altın bukleler halinde omuzlarına dökülüyormuş. Kızlar büyükannelerinin anlattığı yeryüzüyle ilgili masalları çok seviyorlarmış. Bu masallarda bacak adlı iki şeyin üzerinde yürüyen garip insanlar varmış. Küçük denizkızı da bu anlatılanları görmek istiyormuş. “Onbeş yaşını beklemen gerekir,” demiş büyükanneleri. “O zaman gidip görebilirsin.” En büyük denizkızı yaşı geldiğinde yüzeye çıkmış ve gördüğü ilginç şeyleri kardeşlerine anlatmış. Yıllar geçmiş ve sonunda küçük denizkızının da yüzeye, insanların dünyasına çıkabileceği gün gelmiş. Şimdiye kadar…

  • Efsaneler

    Ölüdeniz Efsanesi

    Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl gibidir. Denizin en dalgalı günlerinde bile Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz‘de çırpıntı bile olmamaktadır. Ölüdeniz adı verilen koya, denizden dar bir boğazla girilmektedir. Boğazın iki yanındaki sarp yamaçlar çam ağaçlarıyla kaplıdır. Bu yüzden görülmesi oldukça güçtür. Açık denizden doksan derecelik bir dönemeçle ak bir kumsala varılır, daha sonra da döne döne, bir göl görünümündeki koya girilir. Ölü Deniz ile ilgili birbirine benzer iki efsane anlatılmaktadır. Bunlardan birincisi; Balıkçılıkla geçinen bir baba-oğul, günün birinde bu sarp kayalar karşısında fırtınaya tutulur. Oğul, kayalıklara yaklaşırlarsa, bir koya sığınabileceklerini söyler, karaya yaklaşmaya başlar. Babaysa kayalara çarpmaktan korkmakta, burada koy olamayacağını yineleyip durmaktadır. Aralarında tartışma çıkar. Baba, tam kayaya…

  • Efsaneler

    Kız Kulesi Efsanesi

    Kızkulesi Adası, Kubadabad Saltanat Kentinin haremliğiymiş. Ada da çevresi sularla çevrili bir kale ile, birbirinden güzel köşklerin ortasında yüksek bir kule varmış. İşte bu kölede cariyeleri ile birlikte Selçuklu Sultanının güzeller güzeli biricik kızı yaşarmış . Sultan, düşünde (başka bir rivayete göre falında) sevgili kızının yılan sokması sonucu öleceğini görmüş. Yaptırdığı ve Kaleye ve içinde kuleye kızını bunun için kapatmış. Öyle ki, kuleye yılan girmesinde diye beton borularla Anasmaslar’dan Adaya su ve süt akıtılmış. (Anılan iki sıra beton boruların kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.) Böylece yıllar yılları kovalamış ve günlerden bir gün güzel Sultan ateşlere düşüp hastalanmış. Ülkenin en ünlü hekimleri zor bulmuşlar devasını. Sevgili Sultan yeniden sağlığına, mutluluğuna kavuşmuş. İyileşmesini…

  • Hikayeler

    Su

    SU, kendine sırdaş arıyordu Önce buluta verdi sırrını. Ağır geldi sır buluta. Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını. Sonra göle gitti su. Ona anlattı derdini. Bu arada bulut suyun sırrını tekrar tekrar yağmur yapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için, zaman zaman taşıyordu göl ve suyun sırrı iyice açığa çıkıyordu. Sonra nehre ulaştı suyun sırrı. Nehir aldı suyun sırrını çekti gitti. Dereye verdi. Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden, O da götürdü suyun sırrını bir başka bilinmeze.. Çağlayanlar, şelaleler, akarsular.. Hepsi kayboluyordu bir anda. Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dereye, okyanusa kavuşunca farketti su, bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla, ırmaklarla… okyanusa taşındığını. Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti.…

  • Hikayeler

    Kumsalda

    Küçük bir çocuk okyanus kıyısında babasıyla birlikte yürüyordu. Birden babasına döndü ve “Babacığım biraz deniz kıyısında oynayabilir miyim” diye sordu . Babası “Peki oğlum, ama lütfen yanımdan çok fazla uzağa gitme” diye cevap verdi. Küçük çocuk babasına söz verdi ama babası arkasını döner dönmez hemen bir kaç adım daha fazla attı. Artık okyanusun dalgalarının onun küçük ayak parmaklarını yalıyordu. Bu cocuğun çok hoşuna gitti ve bu dalga köpüklerinin biraz daha içine yürürsem babam nereden bilecek ki” diye geçirdi içinden. Babası o anda panikledi ve “Oglum dikkat et , ne söz vermiştin bana az önce ” diye bağırdı Fakat çocuk sevinç içinde oynamasına devam ediyordu. “Hayır baba , burası çok eğlenceli…

  • Genel,  Hikayeler,  Şiirler

    Küçük İstavritin Öyküsü

    Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp Hızla atıldı çapariye Önce müthiş bir acı duydu dudağında Gümbür gümbür oldu yüreği Sonra hızla çekildi yukarıya Aslında hep merak etmişti Denizlerin üstünü Neye benzerdi acep gökyüzü Bir yanda büyük merak Bir yanda ölüm korkusu ‘Dudağı Yarıklar’ denir şanslıdır onlar Hani görüp de gökyüzünü insanı Oltadan son anda kurtulanlar Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu Küçük istavrit anladı yolun sonu Koca denizlere sığmazdı yüreği Oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende Cansız uzanıvermişti Dostlarında değiyordu minik yüzgeci İnsanlar gelip geçtiler önünden Bir kedi yalanarak baktı gökyüzünün içine Yavaşça karardı dünya Başı da dönüyordu Son bir kez düşündü derin maviyi Beyaz mercanı bir de yeşil…

  • Hikayeler

    Kız Kumu

    Eski zamanlarda civarın kralının kızı ile bir balıkçı birbirlerine aşık olmuş. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz… Hal böyle olunca, kız ile delikanlıgizli gizli buluşuyorlar tabii… Kral baba bunu zaman içerisinde öğreniyor ve bir gece takip ettiriyor kızını… Diyorlar ki; “balıkçı denizden geliyor, kız kumsalda onu bekliyor, bulunduğu yeri ışıkla işaret ediyor delikanlıya… Ve kral kızı ile delikanlı, gün ağarana kadar aşk oyunları yapıyorlar birbirlerine…” Kral bir gece askerlerine kızını yakalamalarını ve kumsalda ışıkla balıkçıya işaret göndermelerini buyuruyor. Delikanlı ışığı görünce atlıyor kayığına ve kürek çekiyor bir manga askerin üzerine doğru… Kız askerlerin elinden kurtuluyor ve koşmaya başlıyor sevdiğini kurtarabilmek için ama koyun taaa öbür ucuna yetişmesi imkansız… Ama sevda bu;…

  • Hikayeler

    İki Damla

    Çok uzaklarda dört yanı uçsuz bucaksız denizlerle çevrili, bir ada ülkesi varmış. Uzaktan su değirmenini andırdığı için Değirmen Adası derlermiş. Adanın kralı yaşlı bilge bir değirmenciymiş. Yolunu kaybeden gezgin denizciler ve rotasını şaşırmış korsanlar hariç pek ziyaretçisi olmazmış. Ülkesini ve değirmenci kralı seven halkın çok iyi korumasından dolayı tek bir altın paraları dahi korsan hazinesine girmemiş. Kralın çok güzel bir kızı varmış. Saçları başak sarısı, buğday tenli, baktı mı insanı alıp denizin en dibindeki havalı havalı bir sağa, bir sola dans eden, o eşsiz güzellikte ki yosunları hayal ettiren yemyeşil gözleri varmış. Adı Bulut Prensesmiş. Yedi düvele nam salmış, prensesin yosun gözleri. Bulut prenses bunun farkında değilmiş. Çok alçakgönüllüymüş. Öyle…

  • Hikayeler,  Yaşam

    Deniz Yıldızı

    Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, telaşla denize bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca, bu kişinin fırtınada sahile vurmuş denizyıldızlarını denize atmaya çalıştığını fark eder ve niçin deniz yıldızlarını denize attığını sorar. Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, “Yaşamaları için.” yanıtını verince, adama şaşkınlıkla “İyi ama burada milyonlarca deniz yıldızı var. Hepsini kurtarmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi fark ettirecek ki?” der. Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan kişi, “Bak gördün mü, onun için çok şey fark etti.” Karşılığını verir.

  • Hikayeler

    Deniz Fenerinin Aşkı

    Bir Denizfeneri.. Okyanusla sonsuza dek komşu. Okyanusun mu ona daha çok ihtiyacı var yoksa, denizfeneri mi okyanus için vazgeçilmez bir sevgili? Gündüzleri, denizfeneri isyanlarda… Çünkü yanybaşındaki biricik sevgilisi gözlerinin önünde güneşle ihtirasla sevişmekte. Hep gece olsun ister, sevgilisi ona kalsın, yalnız onda bulsun gecedeki renginin güzelliğini… Denizfeneri, küçücüktür okyanusa göre ama güneşin aşkından daha büyüktür aşkı okyanusa… Geceleri ise denizfeneri, mutluluklar peşindedir, gecenin esrarengiz sessizliğinde. Her ışık turunda çıldırır denizfeneri zevkten, adeta danseder okyanusun en uzak noktalarına uzanarak. Daha gerçektir denizfeneri, gece sadece o ve okyanus vardır sınırlı görüş gizliliğinde. Gündüzleri denizfeneri bir hiçtir bütün aldatmalara şahit olarak. Güneş ise gece olunca bu hissi göremez.. Gece, denizfeneri ile okyanusun aşkının…