• Efsaneler

    Pamukkale Efsanesi

    Çok çok eski zamanlarda Çökelez Dağı eteklerinde yaşayan, fakir oduncu bir aile varmış. Bu ailenin bir kız çocuğu varmış. Bu kız o kadar çirkinmiş ki erkek çocuğu olan anneler onu görünce yollarını değiştirirlermiş. Fakirliği genç kızın umurunda bile değilmiş ama çirkinliği canına tak etmiş. Çökelez Dağının tırmanıp, dağın eteğinden kendini aşağıya bırakmış. Yukarıdan içi su ve tortu dolu havuza hızla düşmüş. Burada uzun süre suların içinde baygın kalmış. O esnada bu su o çirkin kızı güzelliğe boğmuş. Bu sırada oradan geçmekte olan Denizli Beyinin oğlu, kanlar içinde havuzun içinde yatan güzel kızı görmüş. Atına oduncu kızı alıp evine götürmüş. Kız iyileşmiş ve evlenmişler. O günden sonra kadınlar güzelleşmek için bu…

  • Efsaneler

    Hazar gölü (Hamile dağ) efsanesi

    Çok   eskilerde buralarda yaşayan hamile bir kadın varmış. Dönem kıtlık devri kadın bir köye gitmiş mis gibi ekmek kokuları çarpmış burnuna.dayanamamış oradki evlerden ekmek istemiş ama çok cimri olan bu köy halkı ekmek vermemiş bunun üzerine kadın elini evlerin eşiğine koyup “inşallah bu köy su keser ben de taş keserim” diye beddua edince allah duasını kabul eder ve köy sular altında kalır. kadında dağa dönüşür. hazar baba olarak da bilinen bu dağ elazığ’ın her yerinden görünürve gerçektende saçları yüzü karnı ayakları hatta elbisesininkırışıklarıyla tam bir kadın görünümündedir .Batık şehir hakkında da çalışmalar yapılmaktadır sular çekilince zaman zaman şehir ortaya çıkar EVLİYA ÇELEBİ buranın ticaretle uğraşan gayri müslim bir köy…

  • Efsaneler

    Erciyes Dağının Efsanesi

    Erciyes Dağının eteklerinde yaşayan Ercişler Kabilesi Beyinin Kızı Ciş Hatun çok güzel bir genç kızdır. Günlerden bir gün dağın eteklerine çok uzak diyarlardan bir delikanlı gelir. Ciş Hatunu görür ve görür görmez ona aşık olur. Babasından istemeye karar verir. Kökleri olan Horasan Uluları Alp’ler ile Beyden kızı isterler. Bey delikanlının mertliğini dürüstlüğünü beğenir. Ancak bir şartı vardır onu yerine getirirse kızını vereceğini söyler. Bulundukları dağın zirvesinde yaşayan ve ateş üfleyen bir ejderha vardır. Bunu öldürmesi yok etmesi kaydıyla kızını verebileceğini söyler. Bu arada Ciş Hatunun da yüreğine aşk ateşi düşmüştür. Delikanlı Ciş Hatunu almak için getirdiği hediyeleri bir sandık ile konağa takdim eder ve bu şartı kabul ettiğini bildirir. Ancak…

  • Efsaneler

    Anamas Dağı Efsanesi

    Anamas Dağı Beyşehir Gölü’nün batısında olup,yuksekliği 2110 metredir.Bu dağın eteklerinde köyler vardır. Buradaki halk geçimini odunculuk ve hayvancılıkla sağlar. Fakat çoğu fakirdir, kıt kanaat geçinebilmektedir.Böyle fakir ailelerden birinin küçük yaşta bi oğlu vardır. Annesi çoçuğu daha o yaşta hırsızlığa alıştırır.Çoçuk, komşuların kümeslerinden tavuk çalar yumurta çalar. Derken çoçuk büyür, onunla beraber yaptığı işlerde büyür.Delikanlı artık yumurtayla tavukla uğraşmaz. Dağ başında yol keser adam soyar, düpedüz eşkiya olur. Sonunda yakalanır ve mahkemeye çıkarılır.yaptığı işler bir bbir sayılır.Karar acıdır: İDAM Onu darağcını götürüler ve son isteklerini sorarlar. Su ister abdest alır iki rekat namaz kılar. Sonra Allaha yalvarmaya başlar ’’ Ya rabbim, benim günahım olmadığını bilirsin.Ben masum bir çoçukken anamın zoru ile…

  • Hikayeler

    Pepuk Kuşu

    Bir varmış bir yokmuş… Vakti – zamanda Anadolu’nun küçük bir dağ köyünde anne baba ile iki çoçuğu yaşarmış. Çocuklarının biri erkek diğeri de kız imiş. Bu ailenin herkesi imrendirecek derecede neşe, mutluluk ve sevinç içerisinde dilekleri gerçekleşir her şey gönüllerince olurmuş. Oturdukları köyde gayet sevilen bu iki güzel çocuk da gün gelmiş cıvıl cıvıl kuş sesleri, kuzu meleyişleri, dere çağlayışları arasında; mavi ve yeşilin alabildiğine uzandığı yaylaların güzelliği içinde, boylu boyunca dağların eteklerinde bulunan ağaçların gölgeleri ve serinliği içinde güle, oynaya, büyümüşler. Taa ki günün birinde anneleri aniden rahatsızlaşıp ölünceye dek. Bu durum,ailenin tüm neşesini, huzurunu, mutluluğunu üzüntüye çevirip yok etmiş. İki kardeş de artık eskisi gibi ne gülmüş ne…

  • Hikayeler

    Mermer Yontucusu

    Bir zamanlar dağda, kızgın güneşin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış… “Bu hayattan bıktım artık. Yontmak!.. Devamlı mermer yontmak…Öldüm artık!.. Üstelik bir de bu güneş, hep bu yakıcı güneş! AH! Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada yükseklerde herşeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım.” diye söylenip durur yontucu… Bir mucize eseri olarak dileği kabul olunur ve yontucu o an güneş olur. Dileği kabul edildiği için cok mutludur. Fakat tam ışınlarını etrafa yaymaya hazırlandığı sırada ışınlarının bulutlar tarafından engellendiğini fark eder. – “Basit bulutlar benim ışınlarımı kesecek kadar kuvvetli olduklarına göre benim güneş olmam neye yarar! diye isyan eder. Mademki bulutlar güneşten daha kudretli bulut olmayı tercih…

  • Hikayeler

    Dağ

    Üç yıla yakın süredir, bir gün bile tatil yapmamıştım. Derken, umulmadık bir anda, iki hafta için kentten uzaklaşma olanağını elde ettim.Dağ karlar altındaydı; kiraladığım kulübeye büyük güçlükle çıkabildim. Ama, mavi gökte güneş pırıl pırıl parlıyor; kayaklarımın altında milyonlarca kar tanesi gevrek gevrek eziliyordu. Kendimi birden çok mutlu hissettim. Burada, tüm bu güzellikler arasında, yaşamın streslerinden uzak bir düş gibi kalmıştı. Geceleri ve sabahın erken saatleri çok soğuk oluyordu; fakat gündüzleri hava ılıktı. Saatlerce kayak yapıyor ya da kulübemin dışında güneş banyosu yapıyordum; yalnızlıktan bu denli zevk aldığımı hiç anımsamıyorum. Bir gece kar bastırdı; uzun karanlık, sonunda kurşunî bir sabaha yerini bırakınca o günü dinlenerek geçirmekten başka çarem olmadığını anladım. Aynı…