• Masallar

    Fedakâr baba

    Bundan 25 yıl önceydi. Bir gece vakti insan çığlıklarıyla uyandım. Herkes yangın var diye telaş içindeydi. Hemen giyindim. Yangın yerine gittim. İki katlı bir bina alevler içindeydi. Bir kadın feryat ediyor, << yavrum nerede >> diye hıçkırıyordu. Sonraları öğreniyorum ki, iyice söndürülmemiş bir sigara yere atılmış, bu da binayı tutuşturmaya yetmiştir. Yangın alt kattan başladığı için üst katta oturan aileden 2 kişi kurtulmuş, baba ile kızı diri diri yanmıştı. Baba, oğlunu ve karısını üst kattan yere atmış, kurtulmalarını sağlamıştı. Fakat küçük kızını almak için odaya dalınca bir daha çıkamamıştı. Ertesi gün irili ufaklı kemik yığınından başka ortada bir şey kalmamıştı. İşte sevgili çocuklar anne ve babalar çocuklarını kurtarmak için canını…

  • Masallar

    En değerli hazine

    Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ülkelerden birinde Hasan, Osman, Ali isimlerinde üç kardeş ve babaları yaşarmış. Bir gün sohbet ederlerken babaları : – Ben gençken tüm ülkeyi dolaşmıştım. Gezdiğim, gördüğüm yerleri hiç unutamadım. Aradan bunca zaman geçti. Neler değişti, neler aynı, çok merak ediyorum, demiş. Hasan: – Biz de hep kasabamızın dışındaki yerleri merak edip duruyoruz. İzin verirsen üç kardeş ülkemizi gezip görelim, sana gördüklerimizi anlatırız. – Sizden ayrı kalmaya dayanamam ki, demiş babaları. – Eğer üçümüz de ayrı yönlere gidersek, altı ay içinde tüm ülkeyi gezer döneriz demiş Ali. Babaları oğullarının heyecanla baktığını görünce, isteklerini kabul etmiş. Yolculuk hazırlıklarına başlamışlar. Yanlarına biraz altın, biraz…

  • Efsaneler

    Seyyid Kureyş ve Baba Mansur Efsanesi

    Baba Mansur bugünkü Tunceli’nin Mazgirt ilçesine bağlı Muhundu köyünde bir ev inşaatına başlamıştır. Fakat kimsesi olmadığından, tek başına evini yapmak mecburiyetinde kalır. Durum, Seyyid Kureyş’e ayan olur ve yardıma koşar. Baba Mansur’un ikamet ettiği Muhundu köyü ile Seyyid Kureyş’in ikamet ettiği Zeve köyü arası dört saatlik yoldur. Seyyid Kureyş, yola çıktığı vakit “Kızıl Yılan” asasını eline alır ve eline aldığı anda da asa zehirli yılana dönüşür. Dağlık, ormanlık ve engebeli arazide ilerlemeye başlar. Muhundu köyü yakınına vardığında ziyankâr bir boz ayı (Kimi yerlerde aslan ile karşılaştığı anlatılır) ile karşılaşır. Ayı, Seyyid Kureyş’i görünce saldırır, şaha kalkar ve pençeleriyle hücum eder. İkisi arasında birkaç metrelik mesafe kaldığında, Seyyid Kureyş “Ya Allah”…

  • Efsaneler

    Hazar Baba Efsanesi

    Duyduklarımıza göre , Hazar baba ,Karaoğlan ve Kuşakçı ismindeki evliyalar üç kardeşlermiş. Bu dağlarda şehit olmuşlar, mezarları da bu dağlardadır. Haccehan han diye bir kız kardeşleri de varmış .Onunda kürk köyünü üst tarafındaki dağda ziyareti vardır. Cuma akşamları kuşakçı babanın gemici feneri elinde imran göze suyuna inip abdest aldığını görenler vardır. Oğlu olmayanlar iki üç sene kara oğlana gidip Allah yolunda kurban keserler ; Cenap-hak bunlara bir oğlan çocuğu verir. 1938-1940 a kadar bu üç dağdan birine bomba sesiyle birlikte bir top ışık gidip gelirmiş Hazar baba , Kuşakçı baba ,Karaoğlan birbirleriyle kavga ediyor derlermiş.

  • Efsaneler

    Azer Baba Efsanesi

    Azer , H.Z İbrahim’in babasıdır. Yazları Urfa çok sıcak olur. Azer , aşiretiyle buraya yaylaya gelir; kış başlayınca da tekrar Urfa’ya dönermiş . Bir yaz aşiretiyle Hazar dağına geliyor. Burada bir kavga çıkıyor. Ve bu dağda Azer aşiretiyle beraber ölüyor. Dağın sarp bir yerindeki mağaraya sığınıp orada şehit oluyor. Azer ismi oradan kalmıştır. Mağaranın içinde Azer’in içinde olduğu söylenen bir kabir vardır. Orayı ziyaret edenler beş on kuruş para atarlar.

  • Hikayeler

    Tıkandı Baba

    Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor. Tıkandı baba, çay getir Tıkandı baba, oralet getir. Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi? Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba Anlat baba anlat merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da “peki” deyip başlamış anlatmaya; Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden ”…

  • Hikayeler

    Şimdilik

    Büyükler, çocukların konuşmalarını yarım yamalak dinlediklerinden, onların sözlerinde gizli derin anlamları kaçırırlar. Bizim eve, karıma elbiselerin, örtülerin, çarşafların söküklerinin dikilmesinde yardım eden bir terzi kadın gelir. Bu kadın bize geldiği zaman küçük oğlunu da beraberinde getirir. İşte ben, kalıcı ve derin imanın anlamını bu küçük çocuktan öğrendim. Onunla uzun zamandan beri arkadaş olduğumdan, bizim eve geldiğinde biraz sohbet etmeyi ihmal etmem. Geçenlerde bana yakında güzel bir futbol tuopu alacağını söyledi. Onu tekrar görüşümde futbol topunu alıp almadığını sordum. Çocuk cevap verdi: “Hayır efendim, annem şimdilik topa ayıracak paramız olmadığını söyledi.” Onun bu sözleri, durumlarının yakında düzeleceğine dair derin inancını gösteriyordu. Bilhassa, kullandığı ‘şimdilik’ kelimesinde kuvetli bir güvenin izi seziliyordu. Bu…

  • Hikayeler

    Sevgi Kutusu

    Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlıkağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı… Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip: “- Bu senin babacığım” dediğinde çok üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı. Fakat kutunun içi boştu. Kızına gene çıkıştı: “- Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?..” Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı. “- O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!..” Babası o kadar çok üzüldü ki, koştu, kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o kutuyu ömrünün…

  • Hikayeler

    Sevgi Işığı

    Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu bu, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi.Adam dürüst ve dost canlısıydı,insanlar onu seviyorlardı. Ondan alışveriş yapıyorlar ve arkadaşlarına tavsiye ediyorlardı.Adam bir yıl içinde bir dükkandan, Amerikanın bir ucundan diğerine uzanan bir zincir yarattı.Bir gün hastalanıp hastaneye kaldırıldı.Doktorlar az zamanı kalmış olabileceğinden endişe ediyorlardı.Üç yetişkin çocuğunu yanına çağırdı ve onlara bir görev verdi: İçinizden biri yıllar boyu uğraşarak kurduğum şirketimin başına geçecek.Hanginizin bunu hakketiğine karar vermek için,her birinize birer dolar vereceğim.Şimdi gidip bu birer dolarla ne alabiliyorsanız alacaksınız,ama bu akşam geri döndüğünüzde paranızıla aldığınız şey hastahane odamı bir uçtan bir uca doldurmalı.; Çocuklar bu başarılı şirketi yönetme fırsatı karşısında heyecana kapılıdılar.Üçüde şehre…

  • Hikayeler

    Sedef Çiçeği

    Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu. Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına: “Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?” Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı. “Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan…” Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda… Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu. Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı… Kadın neler diyecekti ? Herkes, onu dinliyordu. Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti: “Bizim bir sedef çiçeği vardı çok…