• Masallar

    Güzel ve çirkin

    Madame de Beaumont Bir zamanlar zengin bir tüccar varmış. Üç kızı olan bu tüccarın kızlarının ikisi son derece bencilmiş. Ama üçüncüsü, yani adı Güzel olanı hem iyi hem de sevgi doluymuş. Bir gün tüccar, gemilerinin şiddetli bir fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam varını yoğunu kaybetmiş, geriye bir tek kasabadaki küçük evi kalmış. Açgözlü iki kardeş bu durumdan hiç hoşlanmamışlar. Yatakta yatmak ve oflayıp puflamaktan başka bir şey yapmaz olmuşlar. Evin bütün işleri Güzel’e kalmış. Bir zaman sonra tüccar kayıp gemilerinden birinin limana ulaştığını duymuş. Haberin doğru olup olmadığını öğrenmek için yola çıkmadan önce kızlarına, dönüşte size ne hediye getireyim, diye sormuş. Açgözlü iki kardeşin neşeleri hemen yerine gelmiş. “Elbiseler…

  • Masallar

    Fitneci aslan

    Aç aslan bir çayırdaki üç ineği gözüne kesmiş: kesmiş ya, üçünden korkmuş. “Ben birini parçalarken öbür ikisi bir olur, hakkımdan gelirler sonra.” Diye düşünmüş. “En iyisi,” demiş, “Bunları ben birbirlerinden ayırayım, teker teker paralayım. Daha kolay olur benim için.” Öyle yapmış aralarına girip fitneyi sokmuş, her birini öbüründen ayırmış. Sonra teker teker tenhada kıstırıp paralamış, yemiş. (Birlik güçlülük verir. Bir olundu mu düşmanlar çekinir, sokulmaz. Akıllı kişi dediğin, dostlarının, akıl yoldaşlarının yanından ayrılmaz, kopmaz hiç. Güvenli olur.) Yazar: Aisopos (Ezop) Masalları

  • Masallar

    Fare ile aslan

    Ormanlar kralı aslan öğle uykusundayken fare gelip üstünde dolaşmaya başlamış. Kral uyanmış, fareyi yakalamış. Tam fareyi yiyecekken başlamış fare yalvarmaya. – “Ne olur efendim beni yeme, belki bir gün benim de size yardımım olur,” demiş. Aslan gülmüş bu söze, – “Ben koskoca aslan kral, sense bir fındık faresi.” deyip, bırakmış fareyi. Aradan zaman geçmiş. Bir gün aslan, avcıların kurduğu tuzağa düşmüş. Bir türlü kurtulamıyormuş. – Artık sonum geldi, demiş. İniltileri ormanın her tarafından duyuluyormuş. Fare koşarak gelmiş, ipleri kemirerek aslanı kurtarmış. Bunun üzerine de; sayın kralım zamanında siz bana gülmüştünüz. Fındık faresi, sen bana nasıl yardım edeceksin? Demiştiniz. Ama gördünüz ya, küçükler de büyüklere yardım edebilirler, demiş.

  • Masallar

    Arslan postunun içindeki eşek

    Eşeğin birisi tesadüfen, kuruması için avcıların güneşe serdikleri bir Arslan postunu bulmuştu. Derhal sırtına atarak köyünün yolunu tuttu. Eşeği , daha uzaktan gören küçük , büyük herkes , dehşetli bir korku içerisinde , deliler gibi oradan oraya koşuşup kaçıştılar . Fakat bu manzaradan derecesiz keyiflenen hayvan , başını kaldırıp anırmaya başlayınca , köy halkı meseleyi anlamakta gecikmediler ve eşeğin sahibi , bu korku için onu , pestili çıkıncaya kadar döğdü. Bu hadiseden az sonra bir gün,Eşeğe bir tilki gelerek : – ’’ Biliyormusun ? ’’ dedi . ’’ Senin kim olduğunu , derhal sesinden tanımıştım . ’’ ’’ GÜZEL KIYAFET İÇİNDEKİNİ GİZLEYEBİLİR AMA, SAÇMA HAREKETLERİN ASLA . ’’

  • Masallar

    Adil Paylaştırma

    Aslan, kurt ve tilki arkadaş olup avlanmaya çıkmışlar. Günün sonunda, bir öküz, bir keçi ve bir de tavşan avlayan kafadarlar avlarını bir mağaraya getirmişler. Aslan kurda dönerek “Hadi bakalım!” demiş. “Şu hayvanları paylaştır da karnımızı doyuralım.” Demiş. Kurt ezile büzüle: “Ey büyük sultanım.” Demiş. “Şu öküzü siz buyurun, keçi benim, tavşanda tilki kardeşin olsun.” Demiş. Aslan birden çok kızmış. Ve “Bre küstah!” demiş. Sen kim oluyorsun? Ben varken sana pay etmek düşer mi?” Sonra da bir pençe darbesiyle kurdu yere sermiş. Bu kez tilkiye dönüp “Öyle aval aval bakma da paylaştır şu avları bakalım.” Demiş. Tilki “Pay etmek haddim değil ama madem emir buyurdunuz söyleyeyim. Tavşan sabah kahvaltınız, öküz öğle…