Sağlık,  Şarap

Şarap ve Sağlık

Her farklı şarapta, sadece o şaraba özgü lezzetler gizlidir. Bu denli çeşitlilik gösteren şarabı tek başına içebilir veya birçok farklı yiyeceğin lezzetleriyle, sonsuz birlikteliklerde eşleştirebiliriz. Peki bu denli sevdiğimiz şarabın sağlığımız üzerindeki etkileri nelerdir?

Herşeyden önce, sağlıklı yaşamın temel ilkelerinden olan ‘kararlı miktarda tüketim’ ilkesi şarap için de geçerlidir. Nasıl günde 3 kilo çikolata veya 3 büyük karpuz yemek vücudumuzu zorlarsa, günde 3 şişe şarap tüketmek de sağlıklı beslenme çizgisini aşacaktır. Kararlı miktarda tüketim, tüm yiyecek ve içeceklerde olduğu gibi, şarapta da dikkat edilmesi gereken konuların başında gelmektedir. Şarabı severek içen çoğu kişi, nadiren de olsa baş ağrısı, halsizlik gibi ertesi güne sarkan sağlık sorunlarıyla karşı karşıya gelmiştir. Bunların başlıca sebebi, tüketilen yüksek miktarla beraber içilmesi unutulan sudur.

Dehidrasyon, yani vücudun susuz kalması, böyle durumlarda beyine giden damarlara baskı uygulayarak bu tür şikayetlere yol açar. Günümüzün modern üretim teknolojileri, kesinlikle hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, tamamen doğal şartlarda ve el değmeden üretime izin vermektedir. Sabit ısı kontrollü tanklar ve elektronik sistemler, tüketiciye ideal sağlık koşullarında ürünler sunmayı mümkün kılmaktadır.

Doğru yöntemlerle üretilmiş bir şarabın asit ve alkol dengesi, insan sağlığını tehdit edebilecek yabancı maddelerin barınmasına izin vermez.

Maalesef, dikkatsiz üretim tekniklerine maruz kalan bazı şaraplarda oluşan zararlı bileşkenler ve doğal olmayan katkı maddelerinin etkileri tüketicileri rahatsız edebilir. Ayrıca, şaraptaki doğal sülfit veya tanenlere aşırı duyarlı veya alerjik bünyeye sahip kişiler, doktorlarının tavsiyelerine uymalıdır.

Şarap ve Dolaşım Sistemi – Fransız Paradoksu Şarabın anavatanı kabul edilen Fransa, dünyada Japonya’dan sonra kalp hastalıklarının en az görüldüğü ikinci ülkedir. Sıkça rastlanan hipertansiyon vakaları ve aşırı sigara tüketiminin yanısıra, Fransız mutfağının son derece yüksek miktarda doymuş yağ ve kolesterol içerdiği de bilinen bir gerçektir. Tereyağ ve krema gibi bol miktarda kullanılan ürünlerin içerdiği yüksek miktardaki doymuş yağ molekülleri, vücut tarafından tam anlamıyla eritilemediklerinden, dolaşım sisteminde damar çeperlerine yerleşip tıkanıklıklara yol açarlar. Bu tıbbi gerçeklere rağmen, Fransa halkının kalp hastalıklarına karşı bu denli dirençli olmalarını ve uzun yıllar yaşayabilmelerini bilim adamları ‘Fransız Paradoksu’ olarak değerlendirmektedir. Bu konudaki çalışmalarıyla tanınan Fransız kardiyolog Dr. Serge Renaud’un yaptığı araştırmalarda, düzenli olarak günde 1 ile 4 kadeh arası şarap içenlerin, hiç içmeyenlere veya 5’ten fazla içenlere oranla daha sağlıklı oldukları sonucuna varmıştır.

Okumaya devam...  Bağdan Kadehe Yolculuk: Güney, Denizli

Şarap tüketimi / hastalık riski oran

Yapılan tüm istatistiksel çalışmalar sonucu elde edilen yandaki grafikte, şarap veya başka alkollü içecekleri tüketmeyen kontrol grubu,

1 ölçeğinde hastalık riski taşıyan kişiler olarak sabitlenmiştir. Bu da bilinçli tüketimin öneminin altını çizmektedir. University of California, Davis, Enoloji ve Vitikültür Bölümü’nde yapılan son araştırmalarda da, şarabın koroner kalp hastalıklarının oluşumunu azalttığı gözlenmiştir. Şarap, kandaki yağ oranını düzenler. Bir yandan kolesterol miktarını azaltırken, diğer yandan, iyi kolesterol olarak bilinen yüksek yoğunluktaki lipoprotein seviyesini arttırır. Yüksek yoğunluktaki lipoproteinler, kandaki yağ moleküllerine saldırarak, onları çözerler. Böylece, damarlar temiz kalır ve kalp hastalıklarına yol açan tıkanıklıklar da önlenmiş olur.

Şarap ve Sindirim Sistemi

Şarap, yemekle birlikte tüketildiğinde, tükürük bezlerini ve mide salgılarını harekete geçirir, mide çeperindeki kan dolaşımını ve yiyecek zehirlenmelerine yol açabilecek bakterilere karşı direnci arttırır.

Yapılan son araştırmalar, şarapta ‘bizmut salisilat’, yani Pepto Bismol olarak bilinen mide ilacının aktif bileşkeninin yüksek miktarda bulunduğunu göstermiştir. Newsweek dergisinin Mayıs 1999 sayısında da şarabın ülser oluşumunu engellediği konusuna yer verilmiştir. Şarap içenlerin bünyelerinde, ülser oluşumuna izin veren bakterilere şarap içmeyenlere kıyasla daha az rastlandığı kanıtlanmıştır. Bu değerler günde bir kadeh içenlerde %7, iki kadeh içenlerde %18, iki kadehten çok içenlerde de %33’e varmaktadır. E-coli, Salmonella, Shigella, ve H pylori bakterilerine karşı şarap, içerdiği doğal antitoksinlerle savaşabilmektedir. Şarap, bilim adamlarının bulgularına göre, düzenli ve kontrollü miktarlarda tüketildiğinde, damar açıcı özelliği ile de beyine ulaşan kan miktarını da arttırmaktadır. Ayrıca şarap, ileri yaşlarda meydana gelebilecek beyin kapasitesindeki azalmaları önlemekle beraber, vücudun bağışıklık sistemini de olumlu etkilediğinden, hastalıklara karşı verilen savaşlarda da yardımcı rol üstlenebilir. Aynı zamanda şarap, rahatlatıcı ve zihin açıcı özelliklere de sahiptir. Güncel streslerden arınmada, akşam yemekleri sırasında ayarlı olarak içildiğinde, sinir sisteminin yeniden güç kazanmasına katkıda bulunarak, profesyonel hayatın gerektirdiği zihinsel ve bedensel yıpranmayı da bir yere kadar önleyebilir.

Okumaya devam...  7000 Araştırma Onayladı: Zerdeçal Hayat Kurtarıyor!

Şarap ve Kanserle Savaş

Yine son yıllarda tıbben kanıtlanan bir diğer olgu da, şarapta bulunan bir maddenin, hastaların kanserle savaşlarında onlara yardımcı olduğudur. Bu madde, vücutta kemoterapi tedavisine karşı direnen bir proteini etkisiz hale getirerek, tedavinin etkinliğini arttırmaktadır.

Yapılan araştırmalar, yüksek miktarda alkol ve sigara tüketiminin kanser oluşumlarına sebep verdiğini gösterse de, içki türlerine göre bir inceleme yapıldığında bira ve yüksek alkollü içkilere oranla şarabın sindirim ve solunum sistemlerinde oluşan kanser vakalarının oluşumunda

%40 daha az risk taşıdığını göstermektedir.

Şarap ve Diyet

Bir kadeh beyaz şarapta ortalama 100, kırmızı da ise 120 kalori bulunur.

Dömisek ve tatlı beyaz şaraplarda ise, şeker miktarı arttığından, bu 150 kaloriye kadar çıkabilir. Şarap, tamamen üzümden üretilen, maya ile fermentasyonu sonucu alkol içeren, bir süre çelik tanklarda fıçılarda ve/veya şişede yıllanan tamamıyla doğal bir üründür. Şarapta düşük miktarda proteine de rastlanır. Hiç yağ içermemekle beraber, bir litre şarapta yaklaşık 100 miligram sodyum, 80 miligram kalsiyum, ve 1 ile 10 miligram arası demir bulunur. Alkol oranı ise genelde %12 ile %14 arası olup, tatlı ve kuvvetlendirilmiş şaraplarda bu oran artabilir. Zayıflama veya form koruma diyetlerine rahatlıkla entegre edilebilen şarabın, ayrıca, diğer alkollü içkilere oranla, bölgesel yağlanmalarda, tek bir bölgeye yönelmek yerine daha homojen bir dağılım izlediği de gözlenmiştir. Yine önemli olan konu, miktarı doğru ayarlayıp, kararında tüketmektir. Şarabın içerdiği yedi yüzün üzerinde mineral ve organik maddeden 50’den fazlasının, insan sağlığına faydaları tıbben kanıtlanmıştır. Araştırmacıların şarabın sağlıklı yaşama desteği konusunda özellikle üzerinde durdukları 3 konu vardır:

Şarap Tüketicilerinin Hayat Tarzları

Şarap ve sağlıklı bir hayat tarzı uyumlu bir birliktelik gösterirler.

ABD’de şarap tüketicileri hedef alınarak araştırma yapılan gruplarda, düzenli olarak günde bir veya iki kadeh şarap tüketenlerin, sosyo-ekonomik statülerinin yüksek, eğitim seviyelerinin ileri düzeyde olduğunu ve sporu hayatlarından eksik etmediklerini göstermiştir. Bu tür kişiler, şarabı %80 ev ortamlarında, yemeklere eşlik ederek tükettiklerinden, miktar bir sefer de ortalama 1,5 kadehi, haftada ise

Okumaya devam...  Grip ve soğuk algınlığına karşı bire bir!

4,5 kadehi geçmemektedir. Türkiye’de de alkol tüketiminde artan bilinç ve şarap sevgisiyle beraber oluşan ABD’dekine benzer bir kitle, şarabı ölçülü ve sağlıklarını olumlu yönde etkileyecek biçimde tüketmektedir.

Düzenli spor ve dengeli beslenmeyle birlikte sorumlu alkol tüketimi, gelişmiş ülkelerde sağlıklı yaşama doğru kitleleri yönlendiren bir hayat tarzına dönüşmüştür.

Şarabın Yemekle Birlikte Tüketimi

Şarabın tüketim biçimi de olumlu sağlık koşullarına katkıda bulunur.

Yemekle birlikte tüketilen şarabın, bilim adamlarına göre, yiyecek maddeleriyle birlikte sindirilerek kana karışması, doymuş yağ moleküllerinin parçalanmasına katkıda bulunmaktadır. Yine Fransız Paradoksunda olduğu gibi, yüksek doymuş yağ ve kolesterollü beslenme alışkanlıklarına rağmen şarabın yemekle birlikte tüketimi, beraberinde sağlık ve düşük kalp hastalığı riskini getirmektedir. Yemek esnasında, ağır ağır tüketilen birkaç kadeh şarap, diğer alkollü içkilerle kıyaslandığında, sindirim ve dolaşım sistemi üzerinde sayısız olumlu etki sağlayacaktır.

Şarabın Özel Kimyasal Yapısı

Özellikle kırmızı şarapta, diğer alkollü içkilerde bulunmayan ve fenol olarak adlandırılan bileşkenler yer alır. Bunların en bilineni kırmızı şaraba gövde veren tanenlerdir. Fenoller ayrıca şaraba burukluğunu ve yıllanabilme özelliklerinin temelinde yatan güçlü kimyasal yapısını sağlarlar. Kırmızı şaraplar, beyaz şaraplara oranla yaklaşık 10 kat daha fazla fenol içerir. Soluduğumuz havadaki zararlı maddeler ve oksijen, vücut içinde ‘serbest radikaller’ adı verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal madde olan antioksidanlar, serbest radikallere karşı etki göstererek bunların zarar vermesini önler. Birçok meyve ve sebzede doğal olarak bulunan ve antioksidan bakımından zengin fenollerin şarapta daha yüksek oranlarda olmasının yanısıra, bilim adamları, düşük miktarda etil alkolle bu maddelerin daha da aktif olabileceklerini öne sürmüşlerdir. University of California, Davis’ten Dr. Andrew Waterhouse ve Dr. Edwin Frankel, araştırmalarının sonucu şarabın, bilinen en kuvvetli antioksidan kaynaklarından biri olan E vitamininden bile ileri antioksidan özelliklere sahip olduğunu görmüşlerdir. Son bulgularla şarabın, yeryüzünde 7 bin yıldır tüketildiği kanıtlanmıştır. Sağlıklı beslenmedeki rolünün bu içeceğin kültürüne yansıması ise, ancak son on yılda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu gözler önüne serilebilmiştir.

 

Kaynak:http://www.bagcisarap.com.tr/bagci/sarap-saglik/

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.