Tilki ile leylek

Birgün kurnaz tilkinin iyiliği tutmuş.Leyleği yemeğe davet etmiş:
-Bizde misafir umduğunu değil,bulduğunu yer.Ona göre demiş.Tilkinin kurnazlığını hepimiz biliriz.oysa kurnaz olduğu kadar cimriymiş de.Leylek geldiğinde çok sulu bir çorba getirmiş ortaya.Aslında leylek çorbaya da razıymış.Ama yayvan bir tepside olduğu için bir türlü çorbayı içemiyormuş.Leylek uğraşadursun,tilki bir çırpıda çorbayı bitirivermiş.Aç kalan leylek, bu duruma çok içerlemiş.Bir süre sonra leylek tilkiyi yemeğe çağırmış.
-Hay hay demiş, tabi gelirim dostum.
Ziyafet günü erkenden leyleğe gitmiş.Leylek, tilkiyi güleryüzle karşılamış.Tilki, evsahibine türlü diller döküp, konukseverliğini övmüş.Zaman geçtikçe tilkinin açlığı ve iştahı artmış.Derken leylek yemeği sofraya getirmiş.Daracık ağızlı sürahilerin içindeki yemekten nefis kokular geliyormuş.Sürahinin ağzı tam leyleğin gagasına göre olduğu için, tilki bir türlü içindeki yemeği yiyememiş.O yemeğe uğraşırken leylek karnını bir güzel doyurmuş.Tilki, önündeki sürahiye ağzını sokmak için çabalarken, leylek sırıtarak onu seyrediyormuş.Tilki kuyruğunu kısarak, aç aç evine dönmüş.Bir taraftan da bir kuşa rezil olduğuna içerlemiş.

Okumaya devam...  Adil Paylaştırma

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*