Orman

Ormandaki ağaçların ilk işi, sabah olunca birbirini selamlamaktı. Meşe ağacı, yanındaki çam ağacına dönerek:

“Günaydın,” dedi.

Çam ağacı:”Günaydın bu sabah hava çok serin. Güneş gelse de bizi ısıtsa biraz.” Diye cevap verdi.

Kuşlar her sabah olduğu gibi, daldan dala uçuyolardı. Bir yandan karınlarını doyuruyor, bir yandan da sohbet ediyorlardı.

“Güneş tepemize gelmeden bizi ısıtmaz. Biraz bekleyeceğiz.”

Çam ağacı, üstünde gezinen sincapla selamlaştı.

Bu sabah sincaplarda erkenciydi. Uzun kuyrukları ile ağaçların gövdelerine hızla tırmanıyorlardı. Ellerine geçirdikleri meyvelerle kahvaltı ediyorlardı.

Ormanda gün böyle başlamıştı. Baba ayı ormandaki ufak mağarada yaşıyordu. Homurdanarak mağranın önüne çıktı ve ormanı selamladı. Peşi sıra yavru ayılar, dışarı çıktı. Her sabah olduğu gibi ağaçlara tırmandılar. Birbirleriyle saklambaç oynamaya başladılar. Biri ebe olarak mağarada kalıyor, diğerleri ağaçlara tırmanıyordu. Mağaradaki yavru ayı, hepsini teker teker bulup sesleniyordu. Onlar böyle oynaşırken, Baba Ayı’nın kulağına bazı sesler geldi. Yavru ayılara ses çıkarmamalarını söyledi. Herkes susup kulak kabarttı. Ellerinde balta olan iki üç köylü bağıra çağıra konuşuyorlardı. Ağaçlar bu gürültülü yaratıkları hayretle izliyorlardı. Adamların biri, bazı ağaçların üzerine çarpı işareti koyuyordu. Konuşmalarında, ertesi gün bu ağaçların kesileceği anlaşılıyordu. Kamyona yükleyip, kışın yakmak üzere onları evlerine götüreceklerdi.
İşaretlenen ağaçlar üzüntü ile ağlamaya başladı. Herkesin keyfi kaçmıştı. Baba Ayı bu durumu önlemek için bir çare buldu. Yavru ayılara, sincaplara ve ağaçlara planını anlattı. Herkes, heyecanla ertesi günü beklemeye başladı.
Baba Ayı ertesi gün, erkenden kalktı. Yavru ayıların ve sincapların ağaçlar tırmanmasını istedi. Kendisi de, kalın gövdeli bir ağacın arkasına saklandı. Az sonra, adamlar işaretlenen ağaçların altına geldiler. İşte tam o sırada, baba Ayı homurdanmaya başladı. Onu duyan yavru ayılar da, hep bir ağızdan homurdandılar. Üstünde bulundukları ağacın dallarını sallamaya başladılar. Sincaplar ise, adamların kafasına yukarıdan ceviz atmaya başladılar. Adamlar, ormanın sessizliğini bozan bu ani gürültü ve hareketlenmeden korktular. Arkalarına bile bakmadan kaçıp gittiler.
Baba Ayı’nın planı başarı ile sonuçlanmıştı. Herkes sevinç içindeydi. Ağaçlar kesilmekten kurtuldukları için çok mutluydular. Herkes birbirini kutladı. Ormanda yaşam eskisi gibi devam ediyordu.

Okumaya devam...  Kaplumbağa, fare ve karga

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*