• Masallar

    Konuşkan Berber

    Bir zamanlar bir şehirde bir terzi varmış. Neşeli ve açık görüşlüydü. İnsanları evine çağırır ve onlara harika hikayeler anlatırdı. İnsanlar onun hikayelerini büyük bir ilgiyle dinledi. Dükkanının yakınında bir berber dükkanı vardı. Berber çok konuşkandı. İnsanlar onun dedikodu alışkanlığını biliyorlardı ve sık sık dedikodularından hoşlanıyorlardı. Bir gün terzi dükkânının önüne topal bir yabancı geldi. Yabancı, terzi dükkânının önüne geldi. Yabancı yorgundu ve dinlenmek istedi. Terzi ona acıdı ve dükkânında bir süre dinlenmesini istedi. Adam çok müteşekkirdi. Birdenbire berberi gördü ve çok üzüldü. Terziye, “Hayatımı mahvettiği için bu berbere kızıyorum. Ondan nefret ediyorum ve artık burada kalamam” dedi. Terzi ona “Neden ona bu kadar kızgınsın?” Diye sordu. Yabancı uzun bir nefes aldı ve hikayesini terziye anlattı: “Babam Bağdat’ın zengin bir iş adamıydı.…

  • Masallar

    Küçük kurt ve Kırmızı Başlıklı kız

    Evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal pireler berber iken ben bağda üzüm bekler, derede odun yükler iken bir varmış, bir yokmuş……. Bir zamanlar küçük bir kız varmış, bu küçük kız inatçılığından dolayı hep kırmızı başlıklı bir pelerin giyermiş. Ailesinin ısrarına rağmen bu pelerini hiç çıkarmazmış ve artık bu pelerin kokuşmaya başlamış. Bu yüzden herkes ona kırmızı başlıklı kız dermiş. Kırmızı başlıklı kız; ailesinin sözünden çıkan, illet, düşman başına, yaramaz mı yaramaz bir çocukmuş. Kırmızı başlıklı kız bir gün ailesine haber vermeden evden çıkmış ve nenesinin evine doğru yola koyulmuş.  Nenesi, kırmızı başlıklı kızı sürekli şımartırmış, ona şekerler verir, patates kızartması yedirirmiş. Bundan dolayı kırmızı başlıklı kız onu çok…

  • Masallar

    Küçük Beyaz Bulut

    Küçük beyaz bulut dağların üzerinde gülümsedi. Armut ağacının gölgesinde yatmakta olan Hasan, gözlerini küçük beyaz buluttan ayırmadan kardeşi Esma’ya seslendi: – “Esma bak, buluta bak buluta.” Esma, buluta baktığında; onun, küçük, tekerlekli bir bisiklete benzediğini şaşarak izledi. – “Benim de öyle bir bisikletim olacak.” dedi Hasan. “Benim de uzun saçlı, kocaman bir bebeğim olur mu?” diye düşündü Esma. Küçük beyaz bulut, o anda upuzun saçlı kocaman bir bebek oluverdi. Esma’nın minicik beyninde büyüdükçe büyüdü, kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı. Alır mıydı babası? “Yağmur yağar, iyi ürün alırsak alacağım demişti.”. Ama alır mıydı? Elindeki çapayı cılız pamuk saplarının dibinde birkaç defa gezdiren Cemal doğruldu, belini tutarak. Yüzünü armut ağacına çevirdiğinde; çocuklarının…

  • Masallar

    Uyuyan aslanla kabadayı sıçan

    Aslan yan gelmiş yatmış, hor hor uykuya dalmış. Sıçanın biri deliğinden çıkmış. Başlamış aslanın üzerinde oynayıp cirit atmaya. Aslan uyanmış, tedirgin tedirgin bakınmış;  -Ne oluyor üstümde diye aranıyorken kapı önünden geçen bir tilki aslanın bu durumunu görünce, hemen taşı deliğine koymuş, aslanı alaya almış:  “Ne o aslan kardeş, sen de minicik bir sıçandan mı korktun? Ne ayıp ne ayıp? Aslanlığa bu yaraşır mı hiç? ” demiş.   Aslan burnundan solumuş:  -Sıçandan mıçandan korktuğum yok… Benimkisi sadece merak! Uyuyan koca aslanın üstünde kim, hangi kabadayı dolaşmayı göze almış? Ben asıl onu merak ettim, demiş.  (Hayatta güvenli olun, küçük, dış görünüşte önemsiz gibi gelen şeylere aldırmazlık etmeyin. Kişinin gerçek güçlülüğü çokluk bu çeşit…

  • Masallar

    Pinokyo

    Bir varmış, bir yokmuş çook eski bir zamanda küçük bir kasabada Geppetto adında ihtiyar bir oyuncakçı yaşarmış. Yaptığı tahtadan oyuncakları satarak geçimini sağlarmış. İhtiyar oyuncakçının hayatta üzüldüğü tek şey bir çocuğunun olmamasıymış. Bir çocuğunun olması için neler vermezmiş ki. Bir gün yeni bir oyuncak yapmak için ormana gidip kütük aramaya başlamış. Derken tam aradığı gibi bir kütüğü bulmuş. – İşte tam aradığım gibi bir kütük. Bununla çok güzel bir kukla yapacağım, diye sevinerek kütüğü sırtladığı gibi oyuncakcı dükkanına taşımış. Tezgahın üzerine koymuş. Başlamış yontmaya. Geppetto kütüğü yonttukça kütükten “ah ah!” diye sesler geliyormuş. Geppetto usta: “Nereden geliyor bu ses,, diye düşünmüş. “Herhalde bana öyle geldi” diye içinden geçirmiş. Derken kuklanın…

  • Hikayeler,  Masallar

    Kurbağa Prens Masalının Orjinal Hikayesi

    Bazı meşhur masalların günümüzdeki kitaplara ve filmlere yansımasıyla, orijinalleri arasında dağlar kadar fark var. Çoğu masal, çocuklar daha iyi sindirebilsin diye zaman içinde biraz yumuşatılmış. Onlardan biri de Kurbağa Prens. Yıllar önce bir kral varmış ve bu kralın birbirinden güzel kızları varmış. Kralın her doğan kızı bir öncekine göre daha da güzelmiş. En son doğan kız da güneşi bile kıskandıracak bir güzellikteymiş. Bu kızın en büyük hobisi gün boyunca kralın kalesinin yakınındaki bir kuyuya gidip yanında oturmak, zaman zaman da altından topuyla oynamakmış. Günün birinde kızcağız yine kuyunun yanında altın topuyla oynarken top elinden kayıp düşmüş ve kuyunun içine girmiş. Bundan sonra kız ağlamaya başlamış, öyle çok ağlamış ki gözyaşları…

  • Masallar

    Sofanenni ve Çirkin Cadı

    Bir varmış, bir yokmuş.. Çok uzak ülkelerin birinde, Sofanenni adında güzel mi güzel bir kız yaşarmış. Sofanneni insanlara yardım etmeyi çok ama çok seviyormuş.. Diğer insanlar da Sofanenni’nin iyi niyetini çok takdir edip, herkes dedikodusunu yaparmış. Sofanenni’nin aşırı güzelliği ve yardımseverliliği tüm şehire yayılmış. Bu olay, kötülerin en kötüsü Cadı Karhup’unda kulağına gelmiş. Ve çirkin cadı onu çok kıskanmaya başlamış. Günlerin birinde, hizmetkarı kartala şöyle demiş; “Ey, lanetli kartal! Senden isteğim Sofanenni’nin yüzünü yemen..” Kartal, uçarak güzeller güzeli Sofanneni’nin yanına gitmiş. Sofanneni’nin yüzünün güzelliğine bakıp cadı’nın evine dönmüş. Kartal eve geldiğinde cadı, kartalı yok edip günlerce Sofanenni’yi öldürmek için plan düşünmüş. Bir gün aklına muhteşem bir fikir gelmiş. Cadı, Sofanenni’yi uyurken görmüş ve sihirli…

  • Masallar

    Keloğlan Dağlar Padişahı

    Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan zamanla büyüyüp gelişmiş. 20 yaşına girmiş. Boylu poslu, mert, yiğit biriymiş ama çalışmayı sevmez, boş gezenin boş kalfası misali koca boyuyla gezer dururmuş. Garip anacığı çalış, para kazan dedikçe, para benim neyime, deyme ana keyfime, yazık olur emeğime, et doldur tabağıma, dermiş. Günlerden bir gün Keloğlan iftiraya uğramış, kolculara yakalanmamak için, dağlara kaçmış. O yörenin beyi, Keloğlan’ı altınlarımı çaldı diye suçlarmış. Beyin baskısından yıllardır bıkıp usanan köylüler, Keloğlan’a ekmek, yemek götürerek onun dağları mesken tutmasını sağlamışlar. Bir iki derken, tarlalarda karın tokluğuna çalışmak istemeyen on köylü Keloğlan’ın çevresinde saf tutmuş. Keloğlan gücüne güç katmış ve bir gün adamlarıyla düze inerek beyi…

  • Masallar

    Billur Köşk

    Eski zamanda çocuk yüzünden hiç talihi olmayan bir Han vardı. Ne kadar evladı dünyaya gelmişse hiç biri yaşamamıştı. Bir gün Han’ın bir kız çocuğu oldu. Han, derhâl en itibarlı hekim ve hocaları saraya çağırttı: Bu kızı nasıl yaşatalım, diye sordu. Hekim ve hocalar dediler ki: – Han’ım! Kerimenize yer altında bir mağara yaptırınız orada yesin, içsin, yatsın, kalksın, büyüsün… Yaşaması için başka çare yoktur!.. Han bu çareyi beğendi, hemen yer altında dört köşesi kapalı büyük bir mağara yaptırdı. Çocuğunu oraya kapattı, bir halayık (Kadın hizmetkâr) sütannenin eline bıraktı, Han’ın kızı, O halayık sütannenin elinde büyüdü. on dört, on beş yaşına girdi, fevkalade güzel, müstesna bir kız oldu. Bir gün kızın canı çok sıkıldı. Masaları ve…

  • Masallar

    Ölüm

    Çok uzak diyarlarda yaşayan bir canavar varmıs.Kimseye gözükmeden yemek kaçırır bazı insanları uykusunda öldürürmüş.Bir gün bir kişinin yemeklerini çalmaya gitmiş insanlar çalındığını anlamışlar.Birgün plan kurmuslar Canavar sadece ilgi istiyormus insanları öldürmesinin sebebi kimsenin onu sevmemesi ve canavarı öldürmeye çalısmasıymıs.Canavarın ailesinden ayrı kaldığı yüzünden canavar aç kalıyor tarlaları soyuyormus.Canavar acıkmıs ve yine yemek kaçırmaya gitmiş.İnsanlar uyuma numarası yapmıs ve gizlice dışarı çıkmıslar.Eline kürek,kezma ne gelirse almıslar.Ama bir insan demişki biz neyapacağız bence canavarı öldürmeyelimdüzgünce konusalım demiş.Ama diğer insanlar ise itiraz etmiş -O bizim yemeklerimizi çaldı aç kaldık +Ama belki açtı -Olabilir biz öldüreceğiz acımak yok. İnsanlar koşa koşa canavara saldırmıslar.Ve canavarı öldürmeyi basarmıslar.Canavarın son sözü şuymuş ; İlgi istiyorum