• Hikayeler

    Olumlu ve Olumsuz Düşünme

    Uzun zaman önce Sripad adında bir tüccar vardı. Sıkı çalışmasıyla büyük bir servet biriktirdi. Evinde her şey vardı. Bir gün ticaret yolculuğuna çıktı. Bir ormandan geçerken yorgun düştü ve bir süre dinlenmek istedi. Rahatlamak için bir ağacın altına oturdu. Dinlenirken susadı ve bir bardak Su içmeyi arzuladı, ‘Eğer hemen susuzluğumu gidermek için biraz suyum olsa!’ Bir mucize oldu. Su dilediği anda, önünde bir sürahi belirdi. Susuzluğunu giderdi ve rahatlamış hissetti. Bir süre sonra acıktı ve yemek diledi. Kendi kendine, ‘Bana şimdi bir tabak lezzetli yemek sağlasa, gerçekten şanslı olurum’ dedi. Aklına gelir gelmez, önünde lezzetli bir yemek tabağı belirdi. Tamamen tatmin edecek şekilde yedi. Çok fazla yemek onu uykulu yaptı ve mırıldandı, ‘Bu pürüzlü yüzeyde nasıl uyuyabilirim? Neden benim için yumuşak…

  • Hikayeler

    AHMEDİN HİKÂYESİ

    Balkan harbinden önceydi. Dokuz yaşındaydım. Dedemle, Rumelinde, bir köylüye misafir olduk. Köylü mavi gözlü ve bakır sakallıydı. Bol kırmızı biberli tarhana içtik. Kıştı, Rumelinin kuru, çok bilenmiş bir bıçak gibi keskin kışlarından biri. Köyün adını hatırlıyamıyorum. Yalnız, yola kadar bizimle gelen jandarma, bu köyün insanlarını dünyanın en inatçı, en vergi vermez, en dik kafalı köylüleri diye anlattıydı. Jandarmaya göre bunlar, ne müslüman, ne gâvurdular. Belki kızılbaştılar. Ama, tam da kızılbaş değil. Köye girişimiz hâlâ aklımdadır. Güneş battı batacak. Yol don tutmuş. Yolda cam parçaları gibi pırıldıyan kaskatı su birikintilerinde kızıltılar. Köyün karanlığa karışmıya başlıyan ilk çitlerinde bizi bir köpek karşıladı. İri, alacakaranlık içinde kendi kendinden daha kocaman görünen bir köpek.…

  • Hikayeler

    Özgürlüğün Simgesi Lady Godiva’nın Hikayesi

    Lady Godiva’nın at üstündeki çıplaklığı bir röntgencilik öyküsü mü, yoksa bir kurtuluş, özgürlük öyküsü müdür? ”Bir gün sabrı taşan Kont ‘Pekala’ dedi, ‘Eğer çırılçıplak soyunur ve tüm halkın huzurunda pazar yerini baştan başa geçersen, istediğini yapacağım!’ Lady Godiva şaşkınlıkla kocasına baktı ve ‘Eğer buna razıysam, bana izin verecek misin? Karşılığında vergileri düşürecek misin?’ dedi. Kont ‘Evet’ dedi kararlı bir sesle. Sonra tanrının sevgili kulu Lady Godiva, çırılçıplak soyundu, uzun saçlarıyla vücudu örttü ve atına bindi. Sadece kar beyazı bacakları görünüyordu. Kenti boydan boya kat edip de muzaffer bir edayla geri döndüğünde Kont gerçek bir soylu gibi davranacak ve vergileri azaltmakla yetinmeyerek, atlara ilişkin olanlar hariç tüm vergileri kaldıracaktı.” 1250’lerde yazılmış…

  • Hikayeler

    İki Kardeşin Düşmanlığından Doğan İki Dev Marka: Adidas İle Puma!

    İki büyük Dünya markası olan Adidas ve Puma’nın iki kardeşe ait olduğunu biliyor muydunuz? Bir zamanlar TRT’de Almanya’da oynanan kasaba oyunları yayınlanırdı. Ortaçağ kostümü giymiş kasaba sakinleri, takındıkları ciddi tavırlar ile büyük bir rekabet içerisinde, su üstünde şişme kaleler arasında toplarla ve simitlerle ilginç yarışmalar yaparlardı. Adidas ile Puma rekabeti bu kasaba oyunlarını anımsatıyor. Dekor aynı, aktörler farklı. Bir kasaba, ortasından geçen bir dere ve iki rakip kampa ayrılmış kasaba sakinleri. Birbirine düşman bu iki kardeş, Adi (Adolf) ve Rudi (Rudolf) Dassler. Annelerinin çamaşırhanesinde kurdukları Dassler Brothers Shoe Company’de Adi ayakkabıları tasarlayıp üretirken, daha dışa dönük bir karaktere sahip olan Rudi ise satışını gerçekleştirmektedir. 1936 olimpiyatlarında 4 altın madalya kazanan Jesse Owens bu iki kardeşin…

  • Hikayeler

    OKUL BİTİRMEYEN DOKTOR

    Bundan yıllar önce zamanın en gözde cerrahlarından John Wheeler , gözüne perde inen Siyam kralını ameliyat etmek için görevlendirildiğinde bu işi E. Brower Burchell’in fikrini almadan yapamayacağına karar verdi. Wheeler’in nazik davetini kırmayan Burchell kralın gözünü muayene etti, bazı bakteriyolojik tahliller istedi sonuçları inceledikten sonra ameliyatın uygun olacağı tavsiyesinde bulundu. Burchell’in tıp kariyeri ne lisede ne de tıp fakültesinde değil New York Göz ve Kulak Hastanesi’nde hademelikle başlamıştı , Duvar ustası olan babası kısa bir süre önce ölmüş, bu durum 17 yaşındaki genci aylığı 18 dolara gelen bir işle hayatını kazanmak zorunda bırakmıştı. Günde 12 saat haftada 7 gün hastanede çalışıyordu. Hastanenin serum ve bakteriyoloji laboratuarlarında yerleri silerken , teknisyenleri…

  • Hikayeler

    Yeterince Diliyorum

    Geçenlerde, kızının ayrılışının duyurulduğu havaalanında son anlarında bir anne ve kızına kulak misafiri oldum. Güvenlik kapısının yanında durup kucaklaştılar ve anne: “Seni seviyorum ve yeterince diliyorum” dedi  . Kızı, “Anne, birlikte yaşamımız fazlasıyla yeterli oldu. Aşkın, ihtiyacım olan tek şey. Ben de sana yeterince diliyorum anne. ” Öpüştüler ve kızı gitti. Anne oturduğum pencereye doğru yürüdü. Orada dururken ağlamak istediğini ve ağlamaya ihtiyacı olduğunu görebiliyordum. Onun mahremiyetine müdahale etmemeye çalıştım ama beni içeri aldı, “Sonsuza kadar süreceğini bilen birine hiç veda ettin mi?” Evet, yaptım, diye cevapladım. “Sorduğum için beni bağışla ama bu neden sonsuza dek bir veda?” Ben yaşlıyım ve o çok uzakta yaşıyor. Önümde zorluklar var ve gerçek şu ki, bir sonraki geri dönüş cenazem için olacak ”dedi. Güle güle derken,…

  • Hikayeler

    Akrep, Çok Mutsuz Bir Kral,Tevazu

    Akrep Hintli bir adam suyun içinde zar zor ilerlemeye çalışıyormuş. Bu sırada yanına bir akrep yanaşmış. Adam akrebi kurtarmak istemiş ve parmağını ona doğru uzatmış. Fakat akrep adamın bu hamlesinden sonra adamı sokmuş. Hintli adam bu duruma çok şaşırmış fakat yine de tekrardan parmağını akrebe doğru uzatmış. Akrep tekrar adamın parmağını sokmuş. Bu olayı gören başka bir adam kendisini sürekli sokan bu akrebi kurtarmaktan vazgeçmesi gerektiğini söylemiş. Hintli adam buna şu şekilde cevap vermiş: -Akreplerin doğasında sokmak vardır. Fakat ben insanım. İnsanın doğasında ise sevmek vardır. Akrebin doğasında sokmak var diye kendi doğamda olan sevmekten mi vazgeçeyim?  Çok Mutsuz Bir Kral Zamanın birinde oldukça zengin olan bir kral yaşarmış. Fakat bu kral…

  • Hikayeler

    Kırık Aynalar

    Hüznü sonsuzmuş gibi hissettiren bir nağme sürüyor içimde.Bir türlü bitmeyen yollara mecbur bir yolcu için hasret öyle eski, öyle uzun bir takvim ki mesafelerinde kaybolmayacak gönül bulunmaz. O mesafelerde kaybolmayı ben seçmemiştim. Düze çıkmayı düşlerken, sineme aşılamayan kalelerin surları örülüyordu, farkında olamamıştım. O mesafelerin kalbimdeki derinliklerine fenerini yakınca seneler, hasretin, bir sevgilinin ölü bedeni gibi kalbimde boylu boyunca uzanan sûretini gördüm. Derindi, keskindi, acımasızdı. Benimle aynı kapılarda, aynı yollarda, aynı hikâyedeydi. Şimdi o kapılar, o yollar çok uzaklarda kaldı; ama hikâye bende hâla. Hikâyede hasretin izini sürüyordum ve bitkindim. Ardımda uzanan yollarda o hikâyeden çıkıp çıkamayacağımı bilmiyordum. O hikâye bir gün hangi manayı kazanır öğrenmek istiyordum. Aynı hikâyede annem beni…

  • Hikayeler

    Londra’nın “Zamanda Yolculuk Eden” Mezarının arkasındaki hikaye

    Mezarlıklar, hayalet hikayeleri ve diğer fantastik hikayeler için doğal üreme alanları oluşturur. Genellikle, birkaç cesur genç onları ziyaret edip akılsızca korktuklarında, bu kurgular Cadılar Bayramı’nda büyür, ardından masallar yılın geri kalanında etere karışır. Ancak İngiltere, Londra’daki Brompton Mezarlığı, bilim kurgu olduğu kadar hayalet hikayesi olmayan vahşi bir efsanenin merkezi haline geldi. Bir türbe, zaman yolculuğu, Mısır mitleri ve ışınlanma hakkındaki bir masalın odak noktası haline geldi. Mezarlıktaki en büyük mezar, Hannah Courtoy ve iki kızının dinlenme yeri. Mezarı incelemekle hobi olarak bir şeyler yapan yerel müzisyen Stephen Coates’e göre, türbe sadece bir ışınlanma odası olabilir. Hannah hakkında bir şey anlamadan bu hikayenin nasıl ortaya çıktığını anlamak imkansız. O ,70 yaşındaydı, ancak Hannah üç…

  • Hikayeler

    Johnny Appleseed’in Hikayesi. Elmaları Amerikan Sınırına Hayat Verdi

    Nova, Ohio’da çok özel bir ağacın bulunabileceği bir çiftlik var. Bu sıradan bir ağaç değil. 175 yaşındaki ağacın, ünlü bir çocuk bakıcısı olan John Chapman’ın kalan son kanıtı olduğuna inanılıyor. 1800’lerin başlarında, Amerika’nın batı sınırına büyük miktarlarda elma ağacı dikti (batı sınırı, o zamanlar Pensylvania’nın ötesinde uzanan herhangi bir şeydi). Chapman, diğer adıyla daha iyi tanınır: Johnny Appleseed ve Disney sayesinde bir peri masalına dönüştü. 1948 çizgi filmi “Melody Time” ın bir bölümü Johnny Appleseed’i eski koruyucu meleği tarafından korunan elmaları eken ve ona bakan mutlu bir gezgin olarak tasvir ediyor. Etrafında uçan kuşlar vardı ve elmaları mükemmel ve kırmızıydı. Bu görüntü aslında tam olarak doğru değil, elmaları tatlı ve lezzetli bir meyve olarak algılamamızla çarpıtılmıştır. Chapman’ın,…