Yalan

Halil ‘in babası bir hastanede kapıcıdır. Savaş çıkınca, hastaneyle cepheye gitmiştir. Bir gün eve bir çakı, bir yüzük, bir de cüzdan getirir. Bunları bir Türk çavuşu, yabancı bir askerden savaşta almıştır. Sonra Türk çavuşu da yaralanmış, hastanede ölürken, Halil ‘in babasına vermiştir.

Çocuklar için bu savaş, hiç bitip tükenmeyen bayramdı. Ne okul vardı, ne arayıp soran… Çocuklar, hep bir arada sokaklarda dolaşıyorlar, oyun oynuyorlardı. Bu çocuklardan çoğunun cephede babaları, kardeşleri, akrabaları vardı. Onların kahramanlıklarını anlatırlar, kendilerine bir övünç payı çıkarırlardı. Bense, topal bir hastane kapıcısının hangi kahramanlığı ile övünebilirdim ?

Bu acı beni yalancılığa sürükledi. Çekmecede saklı sustalı çakıyı, yüzüğü, cüzdanı cebime soktum. Yabancı mahallelerin yabancı çocuklarına karışarak dolaşmaya başladım. Hastanede ölen çavuşun kahramanlığının babama mal ettim : Babam bir gün, yaralıları taşımak için cephede dolaşırken bir düşman çavuşuna rastlıyor, onu öldürüyordu. İnanmayan olursa, cebimden çavuşun resimli cüzdanını, yüzüğünü, çakısını çıkarıp gösteriyordum.

Bir gün kasabada bir kıyamet koptu. Ordumuz bozulmuş, geri çekiliyordu. İki gün sonra düşman askeri mızıka çalarak kasabaya girdi.

Bizim kapıya dört düşman askeri geldi. Biri, anlamadığım bir şeyler söyleyerek elimden tuttu, beni iki sokak ötemizdeki karakola götürdü. Orada birkaç subayla Hırıstiyan çocukları vardı. Türkçe bilen bir subay : << Bu mu ? >> diye, çocuklara beni gösterdi. Onlar da << Evet >> anlamına başlarını salladılar. Sonra bana döndü :

– Çocuk, senin baban bir şeyler yapmış. Bunlara anlatmışsın. Bize de anlat. Korkma, doğrusunu söyle, dedi.

Çok korktum. Sade :

– Yalan… Ben söylemedim, diye inkar ettim.

– Bunlar ne ? diye, eliyle arkamdaki kapıyı gösterdi. Beni evden almaya gelen askerlerden birinin elinde sustalı çakıyı,yüzüğü ve cüzdanı gördüm.

Subaylar artık bana bir şey söylemediler. Biri beni kolumdan tutup sokağa attı.

O akşam babamı, düşmana silah atan birkaç Türk ‘le birlikte kurşuna dizdiler.

Reşat Nuri GÜNTEKİN

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.