UYKUSUZ GECELERİM

kabus

(“Gecelerim” başlıklı yazımın devamıdır.)

Gecelerim… O hani sıcak, şefkatli sığınağım…

Her zaman bu görevini yerine getiremedi gecelerim. Hayallerimi kendi tekeline aldı istemediğim olaylar. Yaşadığım bazı şoklar gecelerimi zehir etti. Uykusuz geçti gecelerim. Yatağımda bir o yana bir bu yana döndüm… Ne uyku tuttu, ne sabah oldu.

Bazen duygusal yönden, bazen de okul yaşamımda istediğim yönde gelişmeyen olaylar zaman zaman ağır depresyonlar geçirmeme neden oldu. O zamanlar gecelerim bana kucak açamadı. Zehir oldu gecelerim.

Bir süre psikiyatri tedavisi gördüm. Trabzon’da stajımı yaptığım günlerde kullandığım ilaçlar bitti. Tedavimi tamamladığım görüşündeydim. Ama öyle olmamıştı. İlaçlarımı tekrar alıncaya kadar uykuyu unuttum. Yaşamımın bundan sonraki döneminde her bunalımlı zamanımda uykusuzluk da davetsiz ziyaretçim oldu hep. Yatıştırıcı ilaçlar ve özellikle uyku ilaçları zaman zaman bağımlılık yaptı.

Bazen olayların öylesine etkisinde kalıyordum ki, zar zor da olsa uyuyabilsem bile rüyalarımda çözümü zor hesaplarla karşı karşıya bulurdum kendimi. Uyandığımda hesaplarla iç içe rüyalar gördüğümü anımsardım ama bunların ayrıntılarını anımsayamazdım. Buna karşılık zor bir sınavdan çıkmış gibi yorgun hissederdim kendimi.

Bazı sınav dönemleri aşırı endişe içinde geçerdi. Bu öylesine içime yerleşirdi ki, sınav bitmiş ve sınavı kazanmışken bile hayallere dalar, sınavı veremezsem yaşayacağım zorluklar bir kâbus gibi karşıma çıkardı. Sonra birden irkilir, “Neler oluyor? Ben sınavları kazandım!” diyerek kendime gelirdim. Ama o huzursuzluğu yine de içimden atamazdım.

Yaşamımda yalnızca birkaç gün süren ama birkaç ay veya yıl gibi geçen bir dönem de olmuştu. O günler hangisi olduğunu anımsayamadığım bir dini bayramdı. Öyle bir dini bayramdı ki, gündüzleri aile, arkadaşlar, dostlar içinde neşeyle, gürültüyle, patırtıyla nasılsa geçerken geceleri kâbuslara bürünüyordum. Çünkü o bayramdan önce sınavlar olmuştum. Sınavların sonuçları bayramdan sonra açıklanacaktı. O sınavlarda bazı derslerimden son sınav hakkımı kullanıyordum. O derslerden kalırsam üniversite yaşamım da son bulacaktı.

İşte bunun gerginliği içinde geçmişti o bayram gecelerim.

Âşık Mahzuni Şerif’in (Nur içinde yatsın) “Bitmez tükenmez geceler” adlı şarkısı en fazla o zamanlar popülerdi ve benim gecelerimi anımsatıyordu.

O “bitmez tükenmez geceler” de sabah olmak bilmedi.

Bir zamanlar bana kucak açan o şefkatli gecelerim, yaşamımın o döneminde bir an önce kurtulmayı arzu ettiğim bir esir kampına dönüşmüştü.

Hayallerime kâbusların el koyduğu gecelerdi o geceler…

Kadir Tozlu
26.01.2003

Benzer Yazılar

Bu yazımızı da okuyun:  Müzik Yaparak Hitler’e Başkaldıran Edelvays Gençlerinin Hazin Öyküsü

2 Comments

    • Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Ahmet bey…
      Anlattığım olaylar Üniversite öğrenimi gördüğüm 70’li yıllarda geçmişti.
      2003 yılı yalnızca bu anılarımı paylaştığım tarihtir.

Bir Cevap Yazın