Zamanların
birinde bir çiçekçi
dükkanı
varmış.....çiçekçi
dükkanına her gün yeni
bir çiçek tohumu getirir
ve ekermiş...bir gün bir
kır papatyası tohumu
getirmiş,ekmiş..tüm
çiçekler bir arada
yaşayıp
giderlerken..bizim
papatya..
çok narin olduğu için en
ufak bir rüzgarda sağa
sola yalpalarmış...bir
gün yine öyle
yalpaladığı zaman
yanındaki saksıdan
nergis; ben senin
saksına geleyim bana
yaslanırsın demiş
papatya cık buna çok
sevinmiş..gel zaman git
zaman nergisle papatya
çok iyi dost
olmuşlar...hatta arkadaş
canlısı papatyanın
rüzgarda savrulan
tohumları başka
saksılarada gitmiş fakat
diğer çiçekler papatyayı
saksılarında
istememişler...her
defasında nergis ona;
üzülmemesini...her zaman
yanında olacağını
söylermiş...papatyacık
geceleri nergis uyuyunca
yapracıklarını göğe
uzatır..dua
edermiş...çiçekçi
nergisi satmasın
diye...bir gün şiddetli
bir rüzgar
esmiş......papatyanın
ince vucudu dayanamamış
ve nergise hızla
çarpmış...nergis birden
kızmış...papatya
yalvarmış...istemeden
oldu...rüzgar çok
şiddetliydi tutunamadım
demiş ama...nergis in
gözü hiç bir şey
görmemiş..ve papatyanın
incecik sapı gibi ince
olan yüreciğini
kırmış...parçalamış...papatya
küsmüş...boynunu
bükmüş....usulca
köklerini
toplamış...esen bir
rüzgarın sırtına
binmiş...kırlara doğru
çekmiş gitmiş...şimdi
her ilk baharda kırlarda
açan...esen
rüzgarlarda..şarkılar
söylen..kır papatyaları
duyabilen herkese bu
hikayeyi anlatır...ama
asla bir çiçekçi
dükkanında
yaşamazlar.....
?