Gençliğim Eyvah

gencligimRomanın başkahramanı olan İhtiyar, bir şeyhin tek varisi olarak babasının gücüne varlığına ve ününe yakışan bir oğuldur. Birinci Dünya Savaşı yaklaşırken çiçeği burnunda bir üniversite mezunudur. Nikâhı diploma töreni ile aynı gün kıyılmıştır.

Karısı üç aylık gebeyken “ilk işine girişir. Bu iş İttihat ve Terakki Fırkasının üç liderini öldürmektir. Karısını bu kadar sevmesine rağmen böyle bir işe girişmesini ömür boyu kimseye açıklamaz. Ne var ki bu operasyon başlamadan sonlanır: Jurnal edilirler. Jurnalci ise karısını İhtiyar’dan kıskanan bacanağıdır. Darağacının ilmiği İhtiyar ve adamlarının boyunlarına geçirilmiştir. Fakat İhtiyar kurtulur. Karısıdır onu kurtaran. Bu, İhtiyar’ı kuşkuya düşürür ve onu karısını zehirleyerek öldürmeye kadar götürür. “Sevgi’yi kişiliğin teslim bayrağı olarak nitelendiren İhtiyar, böylelikle kendince bu prangadan kurtulmuş olur.

Mizacın değişmezliğine dayanarak esas amacına ulaşmaya çalışır. Bu amaç da, daha gençlik yıllarında, türlü alanların üne, paraya ve koltuğa düşkünlerine aramaya koyulur. Ele geçirdiği her insan, en azından bir kişi daha getirir. Böylelikle çok hızlı büyür ve “Sersemlikleri Koruma ve Geliştirme Vakfı’nı kurmaya karar verir. Ona göre, “Yeteneklerini ve imkânlarını ve güçlerini aşan isteklere ve özellikle, tutkulara kapılmak sersemliktir. ” Bu çalışmalar, Devlet’i yok etmek içindir. Onu çökertmek için anlaşmazlıkları körükler ve insanlar arasında akıl almaz anlaşmazlıklar icat eder. Bu arada Darülfünuna özel bir önem verir. “Reform” adı altında bilgili, dürüst müderrisler gönderilir ve bunların yerlerine de İhtiyar’ın amacına uygun kişiler yerleştirilir.

Öte yandan adamlarını tarikatlar gibi örgütler ve çalıştırır. Dervişleri vardır. Onları yurdun dört bucağına salar, ülkede olup bitenleri ayrıntıları ile ve düzmece, ama akla yatkın belgelerle kulaklara aktarmak için kullanır. Milleti Devlet’ine düşman etmek için elinden geleni yapar. Bütün bunlar olup biterken Kandilli sırtlarındaki köşkünü, İhtiyar ancak FBI ve KGB’de görülebilecek bir biçimde bir haber alma ve savunma merkezi haline getirir.

İhtiyar bir gün gemiyle yolculuk ederken küçük bir kıza rastlar. Kızın elindeki kâğıtta “ana ve babasının hasta olduğu ve yardım istediği” yazılıdır. İsminin Güliz olduğunu öğrenir fakat buna inanmaz. Bu yüzden ona Elma Çiçeği der. Okuduğu bir hikâyede elmanın içindeki kurdun çiçeklenme döneminde elmaya tesir ettiği ve onu hiç bırakmadığı anlatılır. İhtiyar da buradan (bilgi yelpazesi.net) hareketle küçük yaştaki Elma Çiçeğinin içine işleyerek, onu istediği forma sokabileceğine inanır. Ve onun üzerine oynamaya karar verir. Kızın içindeki kurdu keşfeden İhtiyar, büyük bir koz yapabileceğini düşünür.

Gerçek adı Sıdıka’dır. Güliz ise okulda başarılı bir öğrencidir. Güliz’e duyduğu özlem ya da ona duyduğu hınç dolayısıyla bu ismi seçmiştir. İhtiyar ikinci seçeneği tercih edecektir elbette. Sıdıka oğlan çocuklarından nefret etmektedir ayrıca. İhtiyar bunu da kullanacaktır ilerde. Potansiyel olarak tam da ihtiyarın istediği birisidir, Güliz. İsmini de nüfusa Güliz olarak kaydettirirler. Güliz, İhtiyar’ın bütün ömründe zerresine leke düşürmediği bağımsızlığının garantisi olma yönünde emin adımlarla ilerler. İhtiyar için bağımsızlık, “Hiçbir kimseye ve hiçbir erdeme, hiçbir değer yargısına bağlanmamak! Saymamak, özellikle de sevmemektir ‘’.

Raşit –Delikanlı- türlü zorluklarla öğrenimine devam eden bir üniversite öğrencisidir. İhtiyar’ın kürsüde konuştuğu bir derste, onun yaptığı konuşmayla ilgili sorduğu soru İhtiyar’ın ilgisini çeker. Ve sonraki günlerde Delikanlı’nın yanına gelmesini bekler. Fakat bu bekleyiş umduğundan da uzun sürecektir.

Raşit İstanbul’da çok zor günler geçirir. Yalnızlık, parasızlık, açlık… Bir gün piyade üsteğmeni olan arkadaşı Mustafa ile karşılaşır. Onun telkinleri sonucu askere gitmeye karar verir. Üç yıl sonra döndüğünde ise İhtiyar’ın gözünde pek çekiciliği kalmamıştır artık. Fakat yine de Delikanlı’dan vazgeçmez. Hakkında her şeyi öğrenir. Raşit askerden döndükten sonra da hayata tutunabilme çabası içerisindedir. Gururu yüzünden girdiği çeşitli işlerden kovulmuştur. İhtiyar onun bu zor durumundan yaralanıp kendi bağlantılarını kullanarak bir işe girmesini sağlar. Delikanlı’nın ise bundan zerre kadar haberi yoktur.

İhtiyar, kendi adına çalışan adamları aracılığıyla, Raşit’i sürekli gittiği lokantaya düşürür. Bu ilk karşılaşmadan sonra da buluşmaları tekrar eder. Bunlardan birinde İhtiyar, konuşmaz, hiçbir konuda yorum ve yargılarını açıklamaz ve hep Delikanlı’yı konuşturarak Delikanlı’nın düşüncelerini söke söke alır. Bu, İhtiyar’ın tarzı olup Raşit’i çileden çıkarmaya yeter. Ve artık lokantaya gitmemeye karar verir. İhtiyar’ın kalleşliğine iyiden iyiye inanmış ve alttan alta bedenini bir korku kaplamıştır.

Raşit bir gün arkadaşı ile gezdiği resim sergisinde Güliz’le karşılaşır. Bir süre resimler hakkında konuşurlar. Bu süre içerisinde Delikanlı Güliz’den çok etkilenir. Onların bu karşılaşması bir tesadüften ibaret değildir. Bu da İhtiyar’ın bir düzenidir. Amacı, Delikanlıyı Güliz’e aşık ederek ağlarına düşürebilmektir. Keza ilk kez bileğini bükemediği biriyle karşılaşmış ve bu durum onu çok hırslandırmıştı. Yapacağı iş önce Raşit’i yenmek, sonra da yok etmek olmalıdır, ona göre. Güliz’in de Delikanlı’ya aşık olabileceğini ise kestiremez. Fakat Elma Çiçeği’nin kendine bile itiraf etmekten çekindiği durum gerçekleşir. Raşit’e aşık olduğunu anlamıştır. Bundan sonrası her ikisi için de çok zordur. İhtiyar’ı çiğnemeleri gerekecektir. Böylelikle dönüşü olmayan bir yola girerler. Oysa İhtiyar Delikanlı’ya çok özel bir değer yüklemiş ve onu tek varisi olarak görmüştür. Delikanlı ise İhtiyar’ın hayattaki tek yanılgısı olacaktır.

Raşit iyice kapana kıstırıldığını düşünmektedir. İhtiyar’ı “İyileştirilemez bir akıl hastalığı” olarak görmektedir. Ondan kurtulmanın imkansız olduğuna inanır. Fakat yine de intihar etmek yerine imkansızın peşine düşmeye karar verir. İhtiyar’dan kanlarına girerek yok ettiği genç fidanların öcü alınmalıdır.

Güliz ve Delikanlı bir plan yaparlar. Plana göre, Delikanlı ne olursa olsun bulunduğu evden ayrılmayarak Güliz’i bekleyecektir. Güliz de bu arada İhtiyar’ın karşısına çıkacaktır. Amacı İhtiyar’ı zehirlemek ve onu öldürmektir. Bu yöntemi de ondan öğrenmiştir zaten. İhtiyar’a bir ıhlamur yapıp zehri de içerisine boşaltır. Bu arada Delikanlı dayamayarak tabancısını kaptığı gibi soluğu İhtiyar’ın köşkünde alır. Güliz’in de Delikanlı’ya olan aşkı böylece anlaşılır. İhtiyar ise ıhlamuru çoktan içmiştir. Bu arada Delikanlı kapıdakilerle kapışmak zorunda kalır. Güliz’le birlikte yaralanmışlardır. İhtiyar ise ardında bırakmış olduğu yitik gençlikle birlikte bu dünyadan göçüp gider.

Tarık Buğra

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.