Birisi

Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Karanlık sularda uzuyordu
Sokak lambaları
Ve uzadıkça dağılıyordu şehir.

Haliç kıyısında
Geceye saklanıyordu
Balat, Feneryolu.
Arabalar geçiyordu,
İnsanlar geçiyordu,
Üzerinden gün geçiyordu.
Ben duruyordum bıraktığın yerde.

Köhne sokaklarına dalasım geldi bir anda
Her arnavut taşını söküp
Tek tek fırlatmak
Ve tek tek koparmak yıldızları.
Arabaların önüne atılmak
Sokak köpeklerine katılmak
Ve dolaşmak berduş gibi..

Benim küfürlerimdi boşaltan,
Sur dibinde ucuz şarap şişelerini.

Virane binalardaki idrar kokularında
İçimi yakmamalıydı aç çocuklar.
Bir yumruk sıkımı tinerde
Soluklanmamalıydı mutluluk.
Köşe başında
Kirli ve küçük bir el açılmamalıydı
Ya da uzanmamalıydı kemikleri sayılı
Sokak kedisi dizlerime.
Dikenli tellerden ve kırık şişelerden
Kesikti elleri yaşlı adamın.

Ben gibi fakirmiş bu şehir de.

Oysa tarihin tüm altınları saklıydı
Eski kitaplarımda.
Ve yırtık saman sarısı resimlerde
Saçları maşayla kıvrılmıştı tüm kadınların
Dağılmışlığıma inat.

Hani peçesini mi çıkartsam diyorum
Bir katibe kur yapan pembelinin.
Ya da yere atılan oyalı bir mendille mi silsem
Bunca çirkin makyajını şehrin.

Bir at arabasını salıversem ya da
Boynuzlarını taksam
Eski bir tramwayın
Çeker mi bugüne geçmişi.

Ahşap cumbaya çıkmış betonlar.
Döker mi gerçekleri…

Her bir taşı ağlıyor sessizce
Duyan yok…
Ve çatlıyor taştan yüreği şehrin
Yıkılıyor pervazları
Bakma bayrağın dalgalandığına…

Deniz istediği kadar mavi olsun sabah
Kuşlar uçabildiğince özgür
Ve arabalar
İstedikleri kadar geçsin
Fakirin düşlerinden
Ezsin
Kim duyar….

Üç kuruş paraya
Sıralanıyorsa yaşlılar
Sabahın köründe.
Ve duruyorsa kalbi
Ya da kapıp kaçıyorlarsa elinden
Bir aylık yemeğini.
Bir işten diğerine koşuyorsa dul bir kadın
Ve filesini doldurmak için
Borç yazdırıyorsa baba bakkala
Bir çocuk aç kalmamak için,
Bırakıyorsa beyaz yakasını
Yastığının altına…
Ve geleceğe
“adam olmasın” diye
kapanıyorsa üniversite kapısı
Bir magandanın maç sonrası kurşununda
Yıkılıyorsa ocaklar
Ve kırılıyorsa belediye çukurunda bacak
Ve kesiliyorsa bilezik için kol
Ve nefsi için bir sapığın
Kirletiliyorsa küçük bedenler
Katık ediliyorsa mutluluklar
Bir kilo ete ziyafet çekiyorsa yurdum insanı
Yaşanır mı ulan bu şehirde….

Karanlık sularda uzuyor
Sokak lambaları
Ve uzadıkça dağılıyor şehir gözlerimde.

Hele ki bir de s e n y o k s u n….

Arzu Altınçiçek

Benzer Yazılar

Hits: 41

Bu yazımızı da okuyun:  ÖZGECAN

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.