Aşk-ı Memnu

Aşk-ı Memnu

“Aşk-ı Memnu” da Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası gibi edebiyatımızdaki ilk realist romanlardan biridir. Bu eser Halit Ziya’nın en başarılı romanı sayılmaktadır.

Romanda II. Abdülhamit’in baskıcı yönetiminden dolayı toplumsal sorunlara değinilmemiş; bunun yerine yaşamlarında aşktan başka dertleri olmayan, varlıklı, hazır yiyen, Batılı yaşam biçimine düşkün kişilerin aşk serüvenleri anlatılmıştır. Roman kahramanları içinde bulundukları çevrede başarılı bir şekilde tahlil edilmiştir. Eşyanın yani dış dünyanın tasviri gerçekçi ve canlıdır.

Romanın yapısı, ruhsal çözümlemelerdeki ustalık gibi özellikler yönüyle Halit Ziya’nın Fransız romanından etkilendiği anlaşılmaktadır. Romandaki dil oldukça kuvvetlidir. Aşk-ı Memnu “Yasak Aşk” anlamına gelmektedir. Bundan anlaşılacağı gibi romanda uygunsuz bir aşk anlatılmaktadır.

Romanın Özeti:

Eğlence düşkünü, genç ve güzel görünme heveslisi, lüks yaşamayı seven (hatta başkalarının aşk tekliflerine kapılıp durduğu için kocasının ölümüne sebep olan) Firdevs Hanım kocasının ölümünden sonra “Peyker” ve “Bihter” adlarındaki iki kızıyla yaşamaktadır.

Adnan Bey ise henüz ergenlik çağında olan kızı Nihal ve genç ve yakışıklı yeğeni “Behlül” ile birlikte yaşamaktadır. Adnan Bey varlıklı, kültürlü, kibar bir beyefendidir. Hanımı ise bir hastalıktan kurtarılamayıp ölmüştür.

Bir gün Firdevs Hanım ve iki kızı Bihter ve Peyker’le sandal gezintisi yaparken Adnan Bey hasbelkader, sandalıyla bunların çok yakınından geçer ve Firdevs Hanımın genç ve güzel olan küçük kızı Bihter’i görür ve çok beğenir. Firdevs Hanımdan küçük kızını ister, o ve kızı Bihter de lüks içinde ve rahat bir yaşam sürmek düşüncesiyle aralarındaki yaş farkına rağmen bu teklifi kabul ederler. Yaş farkı olmasına rağmen önceleri iyi bir evlilik yaşarlar ancak zamanla Adnan Bey yaşlı olduğundan Bihter’in gezmek, eğlenmek gibi ihtiyaçlarını tam karşılayamaz. Adnan Bey’in yalısında onlarla birlikte kalan Behlül çok çapkın biridir. Pek çok kadının gönlünü kazanmasını bilmiştir. Bu delikanlı, yengesi (Adnan Bey’in karısı) Bihter’le ilgilenmeye başlar. Az zamanda Bihter’le Behlül arasında yasak aşk (Aşk-ı Memnu) başlar, sık sık birlikte olmaktadırlar. Bunu fark eden Firdevs Hanım (annesi olmasına rağmen) Behlül’ü Bihter’den kıskanmaktadır. Bu yüzden Adnan Bey’in kızı Nihal ile Behlül’ü evlendirme fikrini ortaya atar. Bu fikri zaten Bihter’den sıkılmaya başlayan Behlül kabul eder. Nihal, Behlül ile Bihter arasındaki ilişkiyi daha önceden fark etmiştir; ancak nişanlanmayı kabul eder. Bu yasak aşkı evdeki uşak Habeş Beşir de bilmektedir; Haber Beşir gizliden gizliye Nihal’e aşıktır.

Bu yazımızı da okuyun:  Devlet Ana

Nihal bir gün Behlül ile Bihter’in gizli gizli konuştuklarını dinler, bu nedenle sinir krizine girer, bayılıp düşer. Kızının bayılma sebebine şaşıran Adnan Bey’e Habeş Beşir her şeyi anlatır.

Olaylar bu noktaya gelince Bihter kendi kalbine bir kurşun sıkarak intihar eder, Behlül utancından onları terk eder. Artık Adnan Bey kızı için kızı Adnan Bey için yaşamaya başlar. Baba kız yalnız kalır, olup biteni unutmak ve avunmak için Ada’ya taşınırlar.

Benzer Yazılar

Hits: 20

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.